Sunday, October 25, 2009

Massive

Like a soul without a mind
In a body without a heart
I'm missing every part
You sure you want to be with me
I've nothing to give
Won’t lie and say this lovin's best
Well leave us in emotional pace
Take a walk, taste the rest
No, take a rest
Karmacoma, jamaica' aroma
Take a look around the world
You see such bad things happening
There are many good men
Ask yourself is he one of them
The deadliest of sin is pride
Make you feel like you're always right
But they're always two sides
It takes two to make love, two to make a life
Take a look around the world
You see such mad things happening
There are few good men
Thank your lucky star that he's one of them
Don't drag me down
Just because you're down
And just cause you're blue
Don't make me too
And though you've found
You need more than me
Don't talk to me
About being free
That's freedom without love
And magic without love
Magic without love
Hear me say
Better things will surely come our way

Thursday, October 22, 2009

Herhangi bir Ekim akşamı,yağmur ben değilim.

Tuesday, October 20, 2009

Terkediş

Sen terk edildin.
İnsan,sen terk edildin,sen yalnız bırakıldın.
Hep yalnızdın ama;tesadufi,istemli,istemsiz hayatına giren herkes-olmasa bile-tarafından yalnızlığın katlandı.
Sana:sen terk edildin diye baktılar,sen onlara ben elde edemedim terk edilmedim dedin.
Aslında aynı şeydi,sonu yalnızlığa gittiği için,kelimelerin bir anlamı yok,aynı anlamı içerdiklerinde.
Halbuki sen çok değerlisin,sahip olduğun ve olacağın her şey çok değerli.
Öncelikle senin nefesin çok değerli.
Seni neden bırakıp gittiler peki?
Sen ki bu kadar değerli,iyi neden bırakırlar da daha değerlisini daha iyisini ararlar ki?
ve sen de buna karşılık neden elde edemedim dersin ki?
Senin elde ettiğin çok güzel bir şey varken,
Nefes alıyorken...
Çelişki,kendinle çelişme.
Bakıyorlar,diyorlar ki terk edilmişsin,aldatılmışsın,
Ne acı!
Nasıl bir oyun hepsi,neden oyun hepsi?
Sen terk edildin,
İnsan,sen terk edildin,sen yalnızsın.
Yalnızlığını yaratan başkaları ve sensin.
Sen aldatıldın,aldatılmaya da devam ediyorsun,
Terk edilmeyi hak ediyorsun,
Çünkü sen yalnız doğdun.

Saturday, October 17, 2009

Sevgi Neyi Tamamlar?

 Küçüklüğümden beri,size kendimi gösterdim.Şimdi,bu dönemimde,hepinizi bir arada,beni seyrederken,görmek istiyorum.
Karanlık bir sahnede dans ederken beni,anlamanızı bekliyorum.Tüm sevdiklerimi,hayatıma tesadüfi;istemli,istemsiz,bilinçli ve bilinçsiz giren tüm insanlarımı,karşımda istiyorum.Onlara kendimi göstermek istiyorum.
Dans ederken,kayboluşumda,sizi anlamak istiyorum.Nefes alışınızı seyre dalışımda,sizi seviyorum ama yanımda istiyorum.Sevgim,böyle tamamlanıyor.

''Had i the heavens embroidered cloths,
Enwrought with golden and silver light;
The blue and the dim and the dark cloths,
Of night,and light and the half light.
I would spread the cloths under your feet;
But i,being poor,have only my dreams,
I have spread my dreams under your feet,
Tread softly because you tread on my dreams.''*

*One of my favourite poet Yeats's poem:The Cloths of Heaven 




Saturday, October 10, 2009

Protége Moi*

Suçlusun
Bunu yargılamak bana düşmemeliydi oysa.
İnsansın
Çünkü.

Benim kalbim Devotchka'ya ait ve Philip Glass'e,Chopin'e,Schubert'e,Couperin'e ve Patrick Doyle'ye ve öyle müziklere..ve bazı şair ve şiirlere.
ve kalbim,huzurum sadece Şeyh Galib'e ondan sonra da Mevlana'ya ait.
ve kalbimin odası kelt müziklere ait,ben ne zaman kelt sel bir şey dinlesem kalkıp tip tap tip tap dans ediyorum.
Benim biriyle yaşamam işte tüm bu sebeplerden zor oluyor.
Sadece güzel müzik,güzel yemek güzel içki istediğim ve tüm bunları birleştirbileceğim kaygılardan uzak kendime çok yakın boyalarım,çizimlerim,ormanlarım,nehirlerim,sahnelerim.

*Placebo's song

Sunday, October 4, 2009