Monday, November 29, 2010

Örüldü kozasında saklı aşk

Beyaz Orman

Bir orman gördüm;ağaçlarının üstü karlarla kaplıydı ve bir gölü vardı.Bir kadın,bisikletiyle hızlıca gölün kenarındaki o incecik orman yolundan geçiyordu.O kadar inceydi ki o yol,rüyamda göle düşecek sandım.Düşmedi,yol ne kadar inceyse o da o kadar hızlı sürüyordu.
Sonra,gittiği yolun tümünü gördüm,rüyamda gittiği bütün o s şeklindeki yola uzaktan bakıyordum;bembeyaz ağaçların arasında bir gölden hızlıca geçtiğini gördüm.
Geçtikten sonra yolun sonunda arası dar birçok merdivenden bisikletiyle çıkmaya çalıştığını gördüm,çıktı da.Fakat geri dönerken,karşısında başka bir yol çıktı,buradan dönmesi gerekiyordu ve buradan da hızlıca geçmek istedi.Ormanın bu tarafı daha farklıydı,ağaçların üzerinde azıcık kar vardı ve ortalarda bir göl yoktu,yerler topraktı,karlar erimişti bu tarafta.
Tam hızını arttırmıştı gidiyordu ki bir ağaçta kocaman beyaz bir yılan gördü,önce aldırmadı çünkü hızlıydı fakat sonra küçük bir yılan kolunu soktu ve canı çok acıdı.Yılanın ısırdığı yere baktı,iz yoktu,kan yoktu ama canı çok yanıyordu.

Sunday, November 28, 2010

Weeping Tree

Weeping tree,shoulders to the sky
Never understood why
Weeping tree,should've let you go
How was i to know?
And if you find a clue,
I hope you find it soon
Some people hold their breath forever
And if you find a house
Where you can live without the one you love
Weeping tree,fruitless,stands alone
Where lovers long dead used to go
Weeping tree,should've let you go
But how was i to know?

I Don't Mind Anymore If My Heart Continue To Sink

'Fais moi un bon cafe,j'ai une histoire a te raconter'
Konuşurken,gülerek bakmıyor,dinliyor ama bir şey söylemiyor.Onlarla beraber bir şey yapmak istemiyor,bazen istiyor sonra geçiyor.Anlıyorum ki,artık tamamen gerçek üzerinden konuşuyor.
Bağlı olmak,bir insana bir şeye bağlı kalmak istemiyor.Çünkü korkuyor,bu kadar basit ve bunun saklayacak bir yanı olmadığını biliyor.İstemediğini dile getirebiliyor.Onu bu şekilde sevenlerin kimler olduğunu biliyor,artık insanlar onu üzmesin diye gülümsemek zorunda kalmıyor,çünkü kendini korumak zorunda kalmıyor.İnsanlar alıp onu kristale mi çeviriyor,o da düşünmeden artık onları alıp bin parçaya bölüyor.Bir insanın üzülmesini halen daha istemiyor ama artık onu kırmaktan çekinmiyor ve kendini korumaktan vazgeçiyor.

Sunday, November 7, 2010

Sessiz


'Who put all those cares inside your head?'
It don't look right,in broad day light
It don't feel right
to me.
If you win the rat race,
If you come on first place,
Then a rat is all you will be.
How long will this take?
How long must i wait?
My heart is sinking
What were we thinking?
I can't fake this anymore.



Tuesday, November 2, 2010

Seni

Seni çok özledim.