Saturday, May 6, 2017

Şiirsel Beden*

 Bir toprak parçasına bağlı olan beden, uçamaz. Elbette hayal kurmak, gününü şenlendirebilir lakin
bir yüzeye basıyor olmak ağır gelir; bir başka yüzey için terk edecekken bu parçayı, emeklerinin nasıl şarap olacağını görecekken, atmadığın portakal kabuklarından reçel yapacakken..
 Hisler, bedenin reaksiyon vereceği uyarılara dönüşür; beden susuzdur, bir ihtiyacı vardır ve de dili vardir anlatamaz.
 Su toprak parcasi yok mu, hem seni olduren hem  bekleten..
 Beden, mevsinleri aylara, haftalara, gunlere boler; her bir haftayi aya tamamlamak icin sayar, mevsimler gecer yine bu zemin ustunde. Agactan yapragin dustugu mevsim, en sevdigim. Iste tam o sirada, beden hayretle yapragin dususunu izler, bu hareket, bedenin yapamayacagi bir sey midir yani?
Sonrasi ucusan perdeler.
Kendi kafasinca savrulan o perdelerin arkasinda kim var? Kim yasiyor o evlerde? Onlar da her gun, uyaninca bile, ayni zemine basmaktan sıkılmazlar mı? Sıkılınca uçuşan perdeye imrenmezler mi?
Özlem böyle bir şey sanırım, özlemin renklerinden biri o, diışarıya kaçmış, gri beyaz.