Friday, June 26, 2015

Turiddu

 'Chi lo sa se questi luoghi avranno memoria di me. Se le statue, le facciate delle chiese, si ricorderanno il mio nome. Voglio camminare un'ultima volta per queste strade che mi hanno accolto tanti anni fa ..'
ve hiç kimse doğduğu şehirde ölmüyor. bu hiç kimseler, doğdukları ülkeden ayrılan hiç kimseler. 






Pagliacci

Dünyanın en güzel operalarından biri
https://www.youtube.com/watch?v=6cezQWBVubE

Bulut III

 Tempo giusto* için, senfoni dinlemek ve izlemek gerekmektedir. Doğru zaman, en iyi şekilde senfonilerde bulunur.
ve bazı orkestra şefleri kıymet kelimesinin beden bulmuş halidir, onları izlemek, izliyor olmak, izlemiş olmak da dünya için en değerli şey ne ise, ona eşdeğerdir.
İyi ki doğdun Claudio Abbado 

Tram no 23

 Sanki tramvaydaki insanlar bir şey bekliyor gibi;
Hiç bilmedikleri 'uydurmaca' bir dil konuşsam, sanki hepsi dönüp bakacak ve neşelerini veya ne arıyorlarsa onu bulacaklar. Bekledikleri şeye kavuşmuş olacaklar.
...

Thursday, June 25, 2015

Cocoleta

Cocoleta vien cin mi sul canal grande 
in gondoleta 
e il to cor batera tic e tac 

Wednesday, June 24, 2015

Foro Buonaparte

 Çocuk kalp, özgür ruh, kayıtsız varlık; yaşlı göz, düğüm boğaz, ciddi akıl ve ağır beden.
Babam ve annem bunları bilmiyor.
Biliyor olsalardı, kalbim çocuk kalmayacaktı.
 Kalbim çocuk kaldı. Bunu, aynaya bakarak krem sürerken, buzdolabından bir şey çıkarırken; temizlik yaparken...fark ediyorum. Ama en çok da, ba nın çocuk sesinden gelmesinden bunu anlıyorum.
Baba;
Kızan, karışan, sinirlendiren; koruyan, sarılan, özlenen; manası yokluğunda daha iyi anlaşılan kişi.

Saturday, June 20, 2015

Blu III

Kara görmeden seyahat etmek ne demek?
'Ara'yı düşündüğüm, düşlediğim zaman, pencerenin önüne dünyanın bütün denizleri geliyor ve dğnyaya ait tüm kavram ve duygular su oluyor.
Çünkü bir gün Ara da, gidebilir, denizde, rüzgarla sürüklenebilir, bir karaya veya bir başka denize. Bunu önceden görebilmek, dünyaya ait tüm aitlikleri soyutlaştırıyor.


Herakleitos

Tuesday, June 16, 2015

Saf

Bir 45lik çalarım olsa
ve de bir sürü 45liklerim...
bir de yanında limonata ve frambuazlı baylan pastası
işte saf mutluluk Romalılar.

https://www.youtube.com/watch?v=1-MVgp5CYiw

Camusing

"Find meaning. Distinguish melancholy from sadness. Go out for a walk. It doesn’t have to be a romantic walk in the park, spring at its most spectacular moment, flowers and smells and outstanding poetical imagery smoothly transferring you into another world. It doesn’t have to be a walk during which you’ll have multiple life epiphanies and discover meanings no other brain ever managed to encounter. Do not be afraid of spending quality time by yourself. Find meaning or don’t find meaning but “steal” some time and give it freely and exclusively to your own self. Opt for privacy and solitude. That doesn’t make you antisocial or cause you to reject the rest of the world. But you need to breathe. And you need to be.''

Monday, June 15, 2015

Oswald

 ''...una soffitta, dove sono accatastati, in apparente disordine, tanti momenti di vita; una gran confusione, vista dal buco della serratura o sbirciando dalla porta appena socchiusa; ma dove basta entrar senza paure per ritrovare volti, situazioni, suoni, immagini..''

Sunday, June 14, 2015

Konstantin

 Elini tutmak için zamanı bekleyen,
 Elini tutan, gözünün içine bakan,
 Limonata içmeye götüren
 Konstantin...
 Pier Loti tepesine götüren,
 Çay ısmarlayan,
 Çiçeklerle gelen
 Konstantin...




Friday, June 12, 2015

Blu II

Gözlere oturan İstanbul.

Wednesday, June 10, 2015

''Tardieu'ye göre insan şekiller yarattıkça dünyaya karşı koyduğu duygusuna kapılır,yani ekonomik düzen,siyasal düzen,yollar,yapılar,makineler hepsi düşünceyi kaostan kurtarmaya yönelmiş şekillerdir.hatta bütün kültür;bilim ve sanat burdan çıkmıştır.
şekiller bir süre sonra yozlaşır ve içeriğe egemen olmaya başlar,yapaylaşır.yeniden olanaksızı fethetmek hevesi verirler*.ona göre işte bu geçişte yani şekilleri kırıp yeni şekiller bulmaya geçmeden,ama arayış içindeyken yaşanan 'bir anlık' mutluluk vardır.yazılarında aşkında ancak bu anda olabileceğinden sözeder.
sonra?
sonra tekrar insanın iç sıkıntısının tekrar başlayacağına inanır.boşluk ve hiçlik yeniden tehdide dönüşür.güven ile umutsuzluk arasında gidip gelir insan.belirsizlik egemen olur,kaos gittikçe koyulaşır..''

Sunday, June 7, 2015

Terra o Loculo

Non é che ho paura di morire,
E' che non vorrei essere li quando succede.
Woody Allen
*
Morrai non perché sei malato, ma perché vivi.

Il giorno si nasce si inizia a morire.

The day of your birth leads you to death as well as to life.
Michel de Montaigne
*
..ma tutti sanno che la vita non vale la pena di essere vissuta e in fondo non ignoravo che importa poco morire a trent'anni o a settanta. Quando si sa bene che in tutte due i casi altri uomini e altre donne vivranno e questa per migliaia d'anni. Tutto era molto chiaro, insomma ero sempre io a morire, si che morissi subito sia che morissi fra vent'anni.

invecchiare significa passare dalla passione alla compassione.
Albert Camus 

Tuesday, June 2, 2015

Amicizia

Bugünlerde yüreğime inen felçle meşgulüm.
Bir ağırlık daha yaşıyorum.
Sonra...uyumuyorsun bayan, uyumuyorsun.
Ağlıyorsun hep ağlamaya başladın bayan.
...
Şefkati, arkadaşlığı, aileyi ve birçok duyarlı, duyumlu duyguyu kavramı kesip atamıyor muyuz? Kalbe, akla ani bir kriz ile, bir kalp krizi, bir damar tıkanması ile bunu öğretemiyor muyuz, yok edemiyor muyuz tüm bunları?
Çok üzülüyorum..
Sonra..bu üzgünlüğü anlamakla meşgul oluyorum.
Sonra...bundan kurtulmakla...
Üzüntü işte.

Noi saremo cio che faremo insieme.
Andre Gorz

Monday, June 1, 2015

Morir, Delibes ve Ölümsüzlük Üzerine

Mahkumiyet
'Hayat saçmadır, fakat ölüm onu anlamlı kılarak, insanı saçma olanı yaşamaya mahkum eder.'
 Ölüm, dünyada var olan birçok şey gibi var'dır, var olmanın bir parçasıdır.
'Morrai non perché sei malato ma perché vivi.'
'Il giorno si nasce si inizia a morire.'
Var olmanın bir parçası olduğu için, acı çekiyorum. Var olmak, yok olmayı gerektiriyor. Bunun gibi birçok kontrast kavram ve çiftler dünyada, var oluşumda, oluşumuzda mevcut. Ölüm olduğu zaman, sevmenin de sonu ölümle bitebilecektir. Yani, aile kurmanın, çalışmanın, uyumanın, arkadaşların...Her şeyin sonunun bir kapıya çıkıyor olması, basit bir hayal gücünü oluşturmuş oluyor.
Basit, alt veya orta seviyede yazılan, oynanan tiyatro oyunları gibi.
Anlam nedir?
Anlam yoktur.
Tüm bu 'şey'lere anlam yükleyen bizleriz, ölüme de.
 Ben ölecek gibi oluyorum, çok sevdiğim bir insanın bir gün ölebileceğini fark ettiğim ve bununla yaşamaya başladığım zaman. Bu bir ağırlık.
Ağırlık da bir anlam mıdır?
Böyle olduğu zaman, ölümsüzlüğü düşlemeye başlıyorum. Optimist bir anlayışla değil, hayal gücümde, şefkati ve 'şey'lere yüklenen anlamları korumak, saklamak için.
Bu saklama ve koruma meselesini de bir ara çözmeliyim...ne çok seviyorum, ne alışığım buna.
Sırf bu yüzden, anneanne kokulu evlere, ellere, perdelere, siyah beyaz fotoğraflara ve fotoğraf sanatına...düşkünüm.
Fotoğraf sanatı, ölüm ile hayat arasındaki çatışmayı en iyi anlatan, buna anlam yükleyen en doğru sanat dalı. Durağan ile hareket edenin sunumu, anlatımı, anlamı.
Fakat ben bir gün çok sevdiğim bir insanı kaybedeceksem, neden yüreğimi ve aklımı şefkatte bekletip, yoruyorum? Neden onları buna alıştırıyorum, alıştırıyoruz?
Bu beni olan/yok olan şeylerden daha çok yoruyor.
Bir başka mahkumiyet. ve aynısı.
 Ölümsüzlüğe kafayı takıyorum ve bir takıntı ile bunun olması için ona ol diyorum. Ölümsüzlük ol. Var ol.
Doğum hiç olmasa, ölümsüzlük var olmuş olacaktı.
Ama ölümsüzlük bugün, şu an, hemen var olmalı; ben çok sevdiğim insanı, insanları kaybedemem,
Bir daha,
Bu dünyada ve bu dünyanın anlamlarıyla.

22 ve 27 Mayıs 2015


Ferdiciğim

Bu gece Ferdi,
Aylin ve Soner.
Romantikliğim tuttu. Bir de üstüne bir düzine ağladım, sonra bir bardak güldüm.
Aşk ve arkadaşlık, suda bekliyor..
Haliyle. Bu dönemde.