Sunday, October 18, 2015

Yol Diyordu

Bu yolun hoş bir yerinde durabilseydik;  

Ya da bu yolun ucunu görebilseydik:  
O umut da yok bu umut da; hiç değilse  
Otlar gibi kesilip yeniden sürebilseydik.  


Saturday, October 3, 2015

Rouge

 Lambasinin abajur başlığını değiştiren insanlar, özgür ve eğlenceli insanlardır.
 Domates çok şefkat sebzesidir.
 Bir yere yetişmeye çalışırken, şehirde, her zaman kırmızı ışık seni bir şekilde durdurur.

Rouge Septembre devam edecek, yükleniyor.

Friday, October 2, 2015

 duş altı cümleleri:

şiir okuyunca ağlıyorum...kitaplık doldu, ah Pessoa'nın yeni kitabını okuyayım...yok...ağlamak yok.
opera dinlemeyi çok seviyorum beni ait olmadığım bir yerden alıp  ait olduğum yere götürüyor, hayatimda neyin önceliği olduğunu tekrar tekrar fark ettiriyor.
bir hediye olarak yarın biri, kapıya ya da camın kenarına ya da yürüdüğüm sokağa bir mektupla tüm sevdiğim insanları artık sevmediğimi bıraksa...
ölüyorum roma bu da oldu işte bir duşun altında ağlayamayarak bir de, ölüyorum içimden.
dolabı açtığımda süte bakarken, gardorobumdan ceketimi alırken dostlarımı ve ailemi hatırlayıp ağlamasam, mutlu bir insan olucaktım.
hepsi, herkes, her şey hafızamda. hafıza neden oluşur? hafızamın parçaları, oluş tu ran lar, oluşum.
hafızam kendini silmiş gibi yapıyor arada bana da bunu yutturuyor, çok temel bir şeyi aylarca hatırlamayabikiyorum, fakat henüz kendimi gözlemleneyi unutmadığım için bunun bilimsel bir şey olmadığını düşünüyorum. hafızam beni kandırıyor. hafızam dolabı açınca sütü bakmak sütü görmek sütü içmek ve bitirmekten ibaret olmak istiyor.
o benim en sevdiğim operayı bilmiyor. oysa bu önemli bir şeydir, bu ben burdayım burdaydım için önemli bir şeydir. neleri biliyoruz? bildiklerimiz bundan daha mı önemli?