Monday, April 26, 2010

Koop'u Pek Severim

Im sad alone
Im so sad on my own
The truth is we were much too young
Now im looking for you
Or anyone like you
Now you're alone
you're so sad on your own
The truth is
We run out of time
Now you're looking for me
Or anyone like me
Barap bap barap

Sunday, April 25, 2010

Stolen Kiss*

20 Nisan 2010

''Defalarca uyardım''dedi ve gözlerini üzerine dikip,sert bir ifadeyle ona baktı.''Nasıl mutlu olursun ki?''diye sordu,sonra da olağan bir şekilde çekip gitti.''Yalnız kalmak kötüdür ancak,sırf yalnız kalmayayım diye yılana sarılmak daha kötü ve üzücüdür''diye ekledi.''Benden sana son bir uyarı;içindeki masumiyeti kaybetmemen için,yılanları es geç,yalnızlığını ve soyut mutluluğunu es geç,kendini ve yalnızlığını duvara toslamış gibi kabul et.''
Ben bana elini uzattığında sana merhametle,sadakat ve hoşgörüyle bakarım.Erdemimi seninle paylaşırım.Kibirli olmam,senin eline yukarıdan bakmam ve benim tuttuğum eli,birçoğu tutabilir,ben sevmişsem başkaları da sevebilir tabii ki fakat tüm bunlara rağmen;armağan ettiğim,gökyüzüne yolladığım,havada kalan ve çalınmış çok fazla öpücüğüm var benim.O yüzden huzur sen de,sevgi sen de.Sen de başlamalı tüm bunlar ki,sevebil diğerlerini de.Bu güzel masumiyet ve kendine has kibirinle yılanlara tutunma,mutsuzluktan kaçıpta kendini mutlu sanma.Kibirin cömertlik olsun,güvenin sadakat olsun,önemlidir bu söylediklerim çünkü başta insan olarak sonra da sen olduğun için severim seni.Yok olduğunu gördüğümde bunları söylemek isterim işte,hepsi bu.Kimse bu kadar acı çektirmemeli bir insana.Basit.Çok basittir insan.Sen güzel insansın ama işin iyi tarafı ben de güzel insanım.
''Defalarca uyardım,yalnız kalmak kötüdür ama sırf yalnızlıktan kaçmak adına yılana tutunmak çok daha kötüdür fakat yine de sen bilirsin çünkü sen sana göre kaybetmezsin,ben de bana göre kaybetmem ama ortada kaybolan bir şey olmadığını göstermez bu.Var ki söylüyorum işte.Artık seni nasıl mutlu edeceğimi bilemiyorum çünkü sana en basittinden seni sevdiğimi söylüyorum ve bu en büyük mutluluğa rağmen suratımız gülmüyor.Kimiz ki biz korkutalım,yoralım,mutlu edelim,acı verelim birbirimize?İnsanız işte ya.Ve sevmek basit ama yoğun bir erdem.Fark etmen gerekir fakat dediğim gibi sen bilirsin.''dedi ve öpücüklerini başkalarına verip,arkasını dönüp gitti.Zaten benim elini tutuğumun elini başkaları da tutmalı başkaları da onu öpmeli başkaları da onu sevmeli.

*Ronan Hardiman

Saturday, April 17, 2010

Tarifsiz

''İstedim ki mutsuz ol''
Sen istemesen olmazdım
Ama bundan dolayı seni suçlamayacağım,her zaman yaptığım bir hata:
Öfkemin suçunu başkalarında arama.
İnsan bencildir;yalnız doğar,yalnız ağlar ilk anda
Ben de çoğu özeleştiriye sahibim,fakat kızarken hep yanıma birilerini eklemeyi seçtim.
Yanlışmış.Yanlıştı.
Asıl kızılacaklara kızmadım,konuşmadım çoğu zaman.
Yine,konuşmuyorum.İzlemeyi,dinlemeyi seçtim.
Ben ve benden içeri,istenilen bir mutsuzluk olmuş ki acı
Bu mutsuzluğun tarifi yok.

Thursday, April 15, 2010

İkinci Güz Dönemi

Bir akşamüstü hava sarı,tek sevilen o sarı,renk sarı
Duymadığım sözleri tekrardan görmek acı
Öfke ve hırçınlık;
Paslanmış,yutulmuş bir sarı.

Hava başka sarı,
Hırçın baktı,uyardı.
Önce bakmadı,sonra
Uyandırdı.

Aşk bir takıntı ve
Sevgili aşktan farklı.
O gitti,o öldü gibi bir cümle ki acı.
Kırık,kırılgan,kırıldı.

Kalpleri geçtim;
Eller,gözler,dudaklar kırıldı.
Kalp yutulmuş,yenilmiş sarı,
Çoğu şeyden sonra ise o,katlanan kaygı.

Yoğun sarı...
İkinci güz dönemi;
Benim ölümü kabullenmiş yüzüm,
Tek sevilen,yoğun sarı.

Wednesday, April 14, 2010

Four Ballads

Benim yanımda yücelen o,
Onsuzken saldıran ben.

Özür dilerim,bencilliğimden;
Tutamadığım özgüvenimden.

Korku,korku,korku
Değil senin benim tüm bu korku.

Onun yanında yüceldiğini sandığı ben,
Bensizken kaçan o.

Friday, April 9, 2010

Symphony No.25 G Minor

Mozart kızdı.
Beethoven güldü.
Vivaldi ağladı.
Chopin eğlendi.
Tchaikovsky dans etti.
Monteverdi kırıldı.


Sunday, April 4, 2010

Hüsn-ü Aşk'a Dair*


Kalem bu.
Kalem bu
Kalem.
Bu kalem.Bir kale bu.Bir alev bu.
Alevden kalan pusula bu.Bu.
Harf bu.
Harfbuharf.
Harfi yazan:bir an.
Bu bir an.Bu bir an.
Bir an bu,sühan bu.
Söz,sözcük ve şiir sühandır.
Bunların hepsi aynı adamdır.
Aşk.bAŞKa.
Baştan başa aşk.Başka.
Hüsn:güzel
Bu şiir,bir şiir hakkındadır.
Söz dursun şimdi.Söylemeye imkan yok.
Kılavuz da yok,yolcu da yol da yok.
Hatırlanacak çok şey var,
ve unutmaya vakit yok.
Konuşmayalım...
O ışık yüzlü oğlana Aşk dediler.
Aşk.Aşk dediler.
Aynaya bak.Bak aynaya.Gözünde aynanın izini görene dek bak.
Anlayacaksın.
Yüzüme bak.
Güneşin aynasıdır ay.
Ayın aynasıdır güneş.
Yanındadır.Oradadır.Gözün görür ama yine de özlersin ya.
Şimdi Hüsn ile Aşk da aynen öyledir.
Ayın yüzüne bak.Yüzümü göreceksin.
Aklında bir hududu var,her şeyi aklımla anlarım demeyeceksin.
Bazen,
delilik en büyük öğretmendir.
Bazen ruh,
bir tek delilikte terbiyelenendir.
Harf harap eder adamı,delirtir.
Gör beni,gör beni de görünür olayım.
Nefes senin,suret senin,Hüsn...
Senin.
Hiç olmak istermişim,
Meğer hiçlik de senin.
Gönlüne gülerek bak.
Izdırap,asilse,kalbin gönüle hediyesidir.
Arzu diyorlar,sarhoşluk diyorlar.
Başı sonu yok bu yolun,bilmiyorlar.
Herkes bir yağmurda ıslanır.Islansın.
Nefesim,nefsimin esiridir.
Yani,
hem sensin hem değilsin.Hem sessin,hem duyulmadan,hem neşter,hem merhem,bir aşkın,bir anın yani cihanın içinden geçeceksin.
Düş.Düş.Düşüyorum.
Sesimi gönderdim,geri gelmedi.
Hüsn.Seni düşünüyorum.
Ve sen bütün ışıklarını toplasan güneşin,
bir güneş eder mi?
Bunca karanlığı gören gözüm artık ışığa ışık der mi?
Dev.Dev.Devriliyorum.
Sen de ben de şimdinin içindeyiz,
ben deliriyorum.
Korku,
kemirir ruhu.Akla oyunlar oynar.
Şüphe şarap gibi şirin,
şevk verir,şaşırtır ama
yorar.
Dinle beni,
Senin gördüğünü kimse görmüyorsa
Kimse de görmüyordur seni.
Hayal güzel,hayal sıcak ve hayal derindir.
Bu masal ülkesinde hayal,senin eserindir.
Uykuyla uyanıklık arasında,varsan varlığını
yoksan yokluğunu bilemediğin bir an vardır.İşte tam o anda;
Nefesimin gürültüsünden olacak,birden uyandım.
Sevgili sesin,sevgili nefesin...
Çok uzaktan bak kendine,hüsn sensin,sevgili:
Sensin.
... Şeyh Galip

AKM 2007 
Profiterollü AKM araları

*Şeyh Galib,Hüsn'ü Aşk

Espiritus Independientes



Ait olamama ki;
Bazen ağır bir ceza,
Bazen taşınılmaz bir yük gibi.
Uçan,sonsuz ve daimi bir güç gibi.
Seviyorum.
Basitçe ifade etmeliyim ki;
Seviyorum.
Alışamıyorum,boşluğa da doldurulan zamana,sevgiye,ayrılığa da
Kopamıyorum bu hiçbir yere ait olamayan,bana has ruhdan.
Ki alışıyorum zamanla senin varlığına kendi varlığıma.
Zor ama,
Uçuyor çünkü kopuyor dolanıyor yukarlarda.

Friday, April 2, 2010

Zaman İçinde

Evvel zaman içinde,kalbur saman içinde;keçiler berber iken,develer tellal iken bir yaşam başladı.
Düşünüyor;onun gibi bir insan,sefil bir hayat yaşayan ve kendini bitiren,bile onu ezip geçemedi.Ne demekti onu ezip geçmek,tahmin edebiliyor musun anlamını?Hala devam eden bir cümle söylediği ve onun unutamadığı zamanın içinde hala kulaklarında olan,o cümle,hala devam ediyor,onu hala duyuyor.Hiç kimse bu lükse erişemedi,küskün krallar dahi...
Onu mahvetti.Bir anda.Yüzüne baktı,söyledi ve yanından saydamlaşarak geçip gitti.Tuttu onu,duvara çarptı.
Dönemedi çarpıldığı yerden uzun süre sonra kalktı iyileşti.Devam ederken bir şey gördü,durdu.Onun gibi her şeyin efendisi bir insan,onun üstünde böyle bir hakimiyet kuramadı.Yalandan da olsa ve dokunulmaz ve soyut da olsa kurduğu bir hakimiyet vardı ki o yolu izleyen koyunlar oldu.Gördü,duydu,güldü.Terk etti.
Cümlesi zamanın içinde devam eden bir anlama sahipti.Ağır,acı ve buruk bir cümleydi.Ve sen,kuramazdın öyle bir hakimiyet hele ki onun üstünde.Ve şimdi,bunu deneme bile.Çünkü debelenirken sen,görür o ve güler geçer haline.
Boşuna kaçırmıyor uykularını,boşuna bakmıyor aynı noktaya saatlerce,boşuna düşünmüyor seni.Şimdi,deneme bile,lütfen.Dolaşırken kırda bayırda,su yolunu buldu.Mu acaba?

Thursday, April 1, 2010

Güzel Günler


Her gidişinde başımda bir uğultu
Kafamda ve içinde sonsuz gürültü
Etrafımı saran bu,neyin yalnızlığı?
Ben yok olamıyorum işte.
Ve bu benim acizliğim değil.
Her seferinde,defalarca işte bu sürekli tekrarlanan bir şey,bir hiçbir şey.
Kuşku adamı öldürmüyor allahtan,
Yavaş ve tek doz,her seferinde,her duymadığımda,her görmediğimde.
Yoksa neden adam kendini duvardan duvara atsın ki?
Boşuna değil,bir şey anlatmaya çalışyor
Bir şey...
Kanıtlamaya çalışıyor.
Yok olamıyorum ve
Huzursuzluğum beni uzun süredir uyanık tutuyor.