'Fais moi un bon cafe,j'ai une histoire a te raconter'
Konuşurken,gülerek bakmıyor,dinliyor ama bir şey söylemiyor.Onlarla beraber bir şey yapmak istemiyor,bazen istiyor sonra geçiyor.Anlıyorum ki,artık tamamen gerçek üzerinden konuşuyor.
Bağlı olmak,bir insana bir şeye bağlı kalmak istemiyor.Çünkü korkuyor,bu kadar basit ve bunun saklayacak bir yanı olmadığını biliyor.İstemediğini dile getirebiliyor.Onu bu şekilde sevenlerin kimler olduğunu biliyor,artık insanlar onu üzmesin diye gülümsemek zorunda kalmıyor,çünkü kendini korumak zorunda kalmıyor.İnsanlar alıp onu kristale mi çeviriyor,o da düşünmeden artık onları alıp bin parçaya bölüyor.Bir insanın üzülmesini halen daha istemiyor ama artık onu kırmaktan çekinmiyor ve kendini korumaktan vazgeçiyor.
Sunday, November 28, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
çok iyi yapıyor çünkü bilmeli ki ondan değerlisi ondan güzeli yok.
ReplyDelete