Thursday, October 21, 2010

Falling Man

Kim bilir,gökyüzünün kocaman olduğunu?
Çok çok çok yüksek olduğunu?
Sınırsız olduğunu,huzurlu olduğunu?
Ben tam ordayım,bulutların içinde oturuyorum,an geliyor,kendimi bırakıyorum aşağıya düşüyorum ama bir başka bulut beni tutuyor,biraz onunla oturuyor,yaşıyorum.
Bazen sıkılıyorum kafamı bulutların arasından çıkartıp gökyüzüne bakıyorum,ne kadar kocaman diyorum her seferinde,ne kadar yüksekteyim,ne kadar huzurluyum ben,olduğum yerde...
Fakat kendimden özür dilemem gerek,çünkü üzgünüm ve ben,kendim kendimi üzüyorum.Kendi kendime üzülüyorum.Önyargılar yapıp,kafamı karmakarışık bir hale sokup ben kendimi üzüyorum.
Diyorum ya arada bulutların arasından gökyüzüne bakıyorum diye,bir de olduğum yerden gerçeğe bakıyorum.
Gerçek hangisi diyorum?Hangisi olmalı?
Kurduğum hayal mi,olacak olan bir şey mi?
İnandığım mı,gördüğüm şey mi?
Sonra bakıyorum yaptığım kaygı mı,gördüğüm şey imkansız mı diye?
Şimdi ben,mutluyum.Mutluluğum güzel bir yerde.Çok özlem duymuyorum,çünkü güzel bir huzurdayım,şanslıyım burada olduğum için,bunun değerini de anlıyorum ama mutlu olan insan aynı zamanda üzgün de olabilir,mutsuz değil.
İşte,bulutların arasında şimdi oturdum ağlıyorum.Hem de kocaman kocaman ağlıyorum,ve ben;
çok üzgünüm.

No comments:

Post a Comment