Tuesday, August 7, 2012

Bir Gün Daha

Son günler genelde,biri buradan göçüp gittiğinde,üçüncü tekil şahıslar tarafından kaleme alınır.
Ben son günlerine yaklaştığını hisseden birinin,''son günlerini''kaleme aldığını hiç görüp,duymadım.Vardır muhakkak,mesela hastalık hastaları,çok zengin iş adamları,paranoid şizofrenler gibi.
Dünya'da bazen mutlulukların herkese göre en büyüğünü bile yaşasan olmuyor,bir şey eksik kalabiliyor ve o eksiklik seni günden güne zorluyor,aynı öldürmeyen ama süründüren hastalıklar gibi.
Anlıyorum ki kişi kendi varlığına son vermek isteyebilir,varlığıyla problemi olmasa bile.Çünkü aslında kişiyi öldürmek ister ama o varlığın bir parçasıdır,doğduğu andan beri ve dolayısıyla sadece onu ortadan kaldıramaz.
Bu günlerden her birinde kanım çekiliyor,bileklerimde nabzım gidip gidip geliyor,ve güzel bir şey; kalbim atıyor atıyor,bir an önce dönmek istiyor.
Her gün insan dediğimiz şu varlığa şaşırabiliyorum;bazen gözünü öyle bir şey bürüyor ki şu Dünya'da en sevdiği kişiye zarar vermek isteyebiliyor,onun üzülmesini isteyebiliyor.Aslında tüm bunların temelinde tek bir derdi var:anlatmak.
Anlaşılmak olmaz,çünkü herkesin anlayabileceği bir sınır,gerçekten var ama anlatmak olur,dinlemek olur,dinletmek olur.
Sen anlatırsın,belki o onyıl sonra tam anlamamak koşuluyla anlar.O zaman neden ona acı çektireyim beni anlasın diye?Burada başka bir şey var,acı çektirince de tam anlamayacak,normaldeyken de tam anlamayacaksa o yola gitmek neden?
Olay,tam anlatmak değil,senin anlatmak istediğini onun tam senin gibi anlaması değil,olay;anlatmak,dinlemek,düşünmek.



''Solan alemimizin manevi açlığı esnasında kadim kıssaya şehadet eden türümüz,nihai intiharı beceremedi.
 Kahrol evren.
 Sevin boşluk.''

Şenulaş'a teşekkürler





No comments:

Post a Comment