Monday, August 25, 2014

Bir Düş Ülke

Hangisi yol,
Çıkıp gittiğin ve
Sonunda bir yere vardığın mı;
Gittiğini düşünmek ve 'vardığın'noktayı es geçmek
ve
o noktadan da başka yollara gittiğini düşünmek mi?
Nereye gitmek yol?
Nereye gittiğini düşünmek yol?
Yolun gidiş
ve
varış
olmasına gerek var mıdır?
Yol gitme edimini gerektirir mi?
Varma edimini?
Ben yayılmak,çoğalmak,uzamaktan bahsedersem...

Bir anlık öznesini yitirmiş bir nesne olarak
...
Bir düş ülke: Çıplak ayak.
Ayartıcı, sapkın, gözükara.
Başdöndürücü yolculuğu da böyle başlar.
...
Bedenin coğrafyasında bir ada.
Beyaz bir güvercin!
(Ben onu hep çarşaflar arasında, ışıltılı ayak bileği yarı sarkmış düşünürüm.)
Bir dişi.
Duyumlarla yaşar.

(Ayak bileği bir güzelleme ister)
...
Çıplak ayak der ki:
- yalnız,

düşsüz kalmayayım.
...
Ayak bedenin bir parçasıdır ama bu hiçbir şeyi değiştirmez.
Her bütün, hem parça, hem bütündür).
Gövdeyi uyandıran, ateşleyen, ayaklandıran kimdir ?
Çıplak ayak neler söylemez?     
Hem ayağın konuştuğu unutulmuştur.

Ayak ki gövdenin bütün üyelerinden daha çıplak, daha cinseldir.

İlhan Berk 

No comments:

Post a Comment