Ne diyordum, bugunün sessizlik ve yalnızlık arayışında, birden kendimi bir şiirin,
sadece bir kelimesini söylerken bulunca, bulmuş oldum aradığımı.
Bu oluyor mütemadiyen, alışkınım
ve bugün mutsuzum
mutsuzluk ne diyorsa insanlar... mutsuzluk diyordum, artık doluyum bu dünya sıkıyor beni, bu form bu ritim bu hep aynı dinamizm... huzurumu bozuyor. bu işte mutsuzluk.
ve işte bugün huzurum mutsuz.
bekler mi bekler mi diyordum, bir kimseyi bir objeyi düşünmeksizin bekler mi bekler mi diyordum, kendime mi diyordum..?
ne peki
yere dökülen bir un sessizliği mi
göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi
işini bitirmiş bir org tamircisinin
tuşlardan birine dokunacakkenki
dikkati ve tedirginliği mi.
bekler mi beni
her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen
bir sürü yaz gününün içinde
acaba bekler mi beni
uykularım, o sonsuz uykularım
yanmış bir limonluktaki
- ve limonlar ki her gün bir yaprak ayininde
sesini hiç eksiltmeyen -
ama bilmez miyim ben
bilmez miyim hiç
böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine
kısacık bir zaman olmalıydı elimde
turfanda meyva gibi bir zaman
yollar yollar kateden tadı ve ekşiliği
geçerek erguvanların dönemecinden
leylakların dörtyol ağzından
yapıştırıncaya dek beni dudaklarına
acının dudaklarına ve geçmişin
bir yaban gülü yaprağı gibi beni
ama ne gezer
Sunday, January 17, 2016
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment