Önce nehirlere sonra nehirlerin yanından taşıyın beni,ciğerlerime mis gibi dağ havası gire gire götürün beni.
Bir anda değişmiş gibi geldi ama aslında yıllara yayılan bu şeyler birer birer kendini aniden gösterdi,eskiden nerede yaşamak isterken,şimdi bana bir dağ bir nehir biraz müzik verin yeter diyorum.
Böyle çıkıp dağlara gülmek,bağırmak öyle bayırlarda dans etmek;ağaçlara bakmak,günün doğuşuyla gidişini izlemek,o köy ekmeğinin kokusunu duymak,ineğin yoğurdunu yemek istiyorum.
İkiye üçe dörde mi ayrılıyor bilmem ama bir sürekli ve hızlı değişen yeniliklerin peşinden yorulmadan veya yorularak koşan genç var bir de böyle durmak isteyenler ama ben dururken etrafımda neler,ne,kimler olsun belirtiyorum.Dolayısıyla ikisi de yaşamış oluyor,ikisi de yaşanıyor ve ben bunu tercih ediyorum.Çünkü normalde böyle cümleleri anne babalar orta yaşlarına gelince kuruyorlar,onların ki bir süre sonra yorgunluktan ve artık dinlenmek istemekten dolayı tercih edilen, benim betimlediğim ise hayal ve gerçek arasında duran bir hayat tarzı,bir rem uykusu.
Biraz daha var.
Bu nasıl bir ara,çok zor hem kalmak gitmek.
Monday, April 23, 2012
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment