Dünya'da yaşamak başlı başına bir eziyet,bir korku kümesi,bir kuruntu köşesi,bir çılgınlık noktası.
Marsın Venüsün suyu mu çıktı?Keşke çıksa..Çıksa da oralara yerleşsek.
Şu hale bak,bir deprem gelip seni uykundan uyandırıyor,korkutuyor,Dünya'nın başka yerinde başka zamanda da kaç can alıyor.
İnsanın kendi içsel korkuları ve başına gelecekler bir yana,Dünya fa kendi doğallığı ve dengesiyle insan için bir tehdit oluşturuyor ve biz her sabah sanki yeni ve farksız bir günmüş gibi,yeniden bununla uyanıyoruz.
Benim için,içimde olan o büyük korkuların dışavuruşu ya fiziksel olarak,baş ağrısı,uyuma isteği,yorgunluk ;ya da küçük korkularla,paranoya,sesler,kokular duyma olarak ortaya çıkıyor.
Şu bir aydır yaşadığım korkular,kendi başlarına yetmedikleri gibi,önceden beri içimdeki büyük korkuları da tetikliyorlar.Hepsi insan için ya;elektrik,Dünya,su hatta insan bile...Bunlar olmasa korkuları duygu ve düşünceleri de olmayacaktı.Zaten dolayısıyla yaşamayacak var olmayacaktık da.Anlamadığım nedendir bu yükleme bu kadar insana?Öldürmeyen acı güçlendiriyor güçlendirmesine de,güçlü olup sonunda ne oluyoruz?
Tak diye gidiyorsun,nefesin bir tak tıka bağlı,güç müç dinlemiyor.Neye yaradı şimdi o kaya gibi güç?Bu,yaşadığın süreyi kapsayan,seni yanıltılan koskoca bir hülya alemi,bir mekanizma ve oyundan başka bir şey değil.
Söz,mana,akıl ve beş duyumuz var ki bunları da aktarabiliyorum,ki bu bile saçma ya.Ne oluyor yani,bunu okuyan anlayan fark edenler ha evet ben de biz de öyle düşünüyoruz diyorlar ve sonra devam,yine aynı kuruntu ve kandırmacayla uyanıyoruz.Sonra bir de üstüne üstlük en ufak bir mutlulukta kendimizi kandırıyoruz.
Alem büyük insan,insan da küçük alem a dostlar,sevgilim ruhum yine önceden görmüş olanı da yazmış işte böyle;sözcükle,manayla akıl ve beş duyusuyla.Ben de şimdi ona ve onlara evet haklılar diyorum ve yarın sabah yine aynı kuruntularla uyanacağım ama,günün temposundan bilinçaltımda kalacaklar,sonra,kendi doğallığında bir şey olup,bunu bana hatırlatacak,yolculuk yine bilinçaltından bilince doğru başlayacak.
Şu 1990-1980lerin uzaylılar kaçırdı veya UFO indi hikayeleri doğru olsa da bir gün,şu Dünya'dan adam akıllı en azından bilimkurguyla ayrılsak.Bari giderken düz,acısız,duyusuz,duygusuz,korkusuz bir ot gibi gitsek,zorlamadan.
Monday, May 21, 2012
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment