İlaveten televizyonda ve radyolarda da eğitmeye yönelik bir bilinç gözlerden kaçmıyor değil.
Bu arada radyo dinleyen kaldı mı acaba?İnternetten falan değil ama baya,antenini bir sağa bir sola götürüp cızır cızır sesli radyo.
Tabii şimdi herkes bugünlerde bu hızla gelişen ve önü alınamayan teknolojiden ve sitelerinden,uygulamalarından bahseder oldu,aman diyeyim.Şimdi de bundan konuşmak moda.O yüzden en iyisi susalım,çünkü bu konuşan çoğunluk bunu moda diye anlatma derdinde,en azından çoğunluğun bir şikayeti yok ,modası geçince konuşmayı da kesecekler ve bu siteler uygulamalar hiç bitmesin hep yenisi eklensin istiyorlar.
Üretimden yoksun bir zihinin yetişmesini ve bu zihnin üzerine bir sürü eklenti eklenmesini görmek çok üzücü,tüm toplumun her gün gördüğümüz problemi kadar.
Doğu ve Batı'nın her rengini,her soluğunu taşıyan İstanbul şehri gelişiyor.Yerinde saymıyor.
Fakat,bu muazzam değişime ve gelişime katkıda bulunanlar,bilinçaltı bir işlemeyle,eğitimsiz olan insanların aklına giriyorlar.
Haklılar,bu çok basit gözükse de kurnazca hazırlanmış bir oyun.Bunu günlük hayatta da görebilirsiniz,mesela sizin yaptıklarınıza,düşündüklerinize ağzı açık bakanlar veya öylece bakanlar,özenenler,onları taklit edenler ve belki bunu size belli etmeyenler veya edenler,aslında sizin hep peşinizde olmak isterler,ördek yavruları gibi,hep peşinizde olup sizden beslenmek,öylece kendilerini doldurmak isterler.
Eğitimsiz bir toplum da hem bu örneğe hem de daha nicelerine benzer.
Bir de eğitim sadece ilim ve bilim ve edebiyat ve sayı değildir.
Vizyondur da,tabii belli bir seviyeden sonra vizyonu da görmeye başlar kendi vizyonunu oluşturmaya başlar insan.
Benim diyeceğim şuydu,bu hem kendilerinin geliştiğini fark ettiğim hem de bizleri,toplumu geliştirmeye yönelik girişimlerde bulunan galeriler,stüdyolar,tiyatrolar;içlerinde sergileri,dansları,oyunları;müzeleri,müzikleri ile muazzam bir hal almakta.Ben çok mutlu oldum.
Değişim kökten geliyor gibi,üstünü kapama veya üstüne bindirme,atma gibi bir durum yok.
Ne güzel anlatım yolu,ne güzel bir bilinçe işleme yollarıdır bunlar.
İşte bir üstteki gibi oluyor bir de böyle yapıcı şeylerle oluyor,bir çocuğa en basitinden bir edebiyatçıyı,bir bilimi,ilimi,bir sanatı masallarla anlatırsanız o ona eğitim gibi bakmadan,kendiliğinden öğrenir,duyar,benimser,sahip çıkar.
Bir de bu aynı çocuğa hiçbir şey öğretmeden,o vizyonu vermeden büyütürseniz birileri gelip hiç öğrenmediği şeylerin üzerine masallar anlatırlar.Öğrenmenin yaşı yok ya,keşke bu duydukları masallar,o ilk çocuk örneğindeki gibi kendiliğinden gelişse,benimsenseler.Ama olmaz,yaştan baştan değil,araç ve amaç yanlıştır bu sefer,bu sefer çocuklara masallar,hiç öğrenmediği bilmediği bir şeyi değiştirsin,karıştırsın diye anlatılır.
Çocuklar solar,renkleri kaçar,akılları kısıtlanır.Öğrenirler,bilirler,duyarlar gelişirler ama bir yere kadar.
O yer gelince,hemen siyaha boyanırlar,kapatırlar,kapanırlar.
Yavaş yavaş.
Bu basit ama kurnaz oyun budur,çok basit değil mi?
Bu kadar mutlu haberlerin yanında neler duyuyoruz ve görüyoruz,hızlı hızlı gelişiyor yavaş yavaş kanatlarımız tutuluyor ve salan olmuyor.
Seni kanatlarından tutup biri salmaya çalışsa,gökyüzüne bırakmaya çalışsa,kafasına balyoz iniyor.
veya bazen inmeyip,hadi uçsunlar bakalım deniyor.Çünkü onlar da eğitimsiz bir toplum üzerinde oynadıklarının çok iyi farkındalar,kaosu bazen bilerek yaratıyor,çıkarıyorlar.
Bu görmekte olduğumuz ve duyduğumuz senaryo tarihten çok tanıdık,bize çok yakın bir ülkeyle bu senaryo çok tanıdık.
Şimdi onlar,her gün çıkan kaos içinde,belirli yasaklarla ama gelişen sanat ve eğitimle yaşamaya çalışıyorlar.
No comments:
Post a Comment