Thursday, January 23, 2014

Ah İstanbul ah,
Bak görüyor musun ne güzel içine sıçıyorlar!
Çok özür dileyerek küfür kullanmış oldum ama;şehir ve bölge planlama bölümü okumamdan,İstanbul'u çok sevmemden,orada yaşayıp büyümemden ve her bir karışında da-neredeyse-bulunduğumdan,küfürlü konuşma hakkını kendimde buluyorum.Bu konuya daha da değineceğim.
Katliam diye buna diyoruz.
Kuraklık bangır bangır bağırırken,ormanları katledip köprü yapmak maalesef çözüm değildir.
Nüfusu ve egzoz kokuları her yıl artan bir şehir için köprü yapmak,hiç çözüm değildir ve bir köprü yapıyor olmak,kimseyi 'güçlü'yapmayacaktır,çünkü devir aynı devir değildir.
Bu devir de ormanların bağrından köprü geçirmek,çevresindeki arazileri doyumsuzca yapılaştırmak,köprüyü ve köprüyü yaptırma kararı alanları 'güçlü'olarak nitelendirmeyecektir,tarih içinde.
Nasıl ki Beyoğlü'nda,başlayan inşaatlara,ara sokaklardaki eski rum evlerinin yerine yapılan otel ve merkezlere vandalizm dediysem,buna da aynısını demekten gocunmayacağım.
Keşke mümkanatı olsaydı da,İstanbul'u cebime koyup,kaçırabilseydim.
https://twitter.com/ucuncukoprufoto

No comments:

Post a Comment