Friday, February 7, 2014

Değişen Yüz Çizgileri

Zamanıdır zamanı gelmelerin
Zamanıdır kaybolmaların,
Üç deyince,
Kaybol.
Bir 
İki 
Üç.

Ah, kim bilir, kim
Bir zamanlar, daha ben ben olmadan önce,
Benim de böyle bir limandan yola çıkıp çıkmadığımı,
Gün doğarken
Güneşin eğik ışınları altında bir gemiyle
Bir başka limandan ayrılıp ayrılmadığımı?
Kim bilebilir, şimdi gördüğüm gibi
Benim için vaktinden önce aydınlanmış,
Tıpkı böyle, zaman’ın ve uzam’ın ötesinde,
Yarı uyuyan koca bir kentin,
Mantar gibi büyüyen felçli bir ticaret limanının
Üç beş kişi toplanmış rıhtımını ,
Geride bırakıp bırakmadığımı?
Evet, bir rıhtım, somutlaşmış bir rıhtım
Gerçek, rıhtım gibi görünen, gerçekten bir rıhtım,
Bilmeden örnek aldığımız o saltık rıhtım,
Farkında olmadan düşleyip
Gerçek bir su kıyısında gerçek taştan yaptığımız
Kendi rıhtımlarımız ve
Yapıldıktan sonra hemen
Gerçek şeyler, ruhtan şeyler, taştan ve ruhtan varlıklar diye anılırlar
...
Denize özgü o yalnızlıklar,
 Hani bazen pasifik’e ,nasılsa okuldan kalma bir bilgiyle
Bunun en büyük okyanus olduğu düşüncesi sinirlerimizi bozar ve
Dünya da, her şeyin tadı da kupkuru bir çöle döner içimizde!
Atlas okyanusu’nun daha insanca, daha yumuşak uzanışı!
Denizlerin en gizemlisi,hint okyanusu`!
Ey tatlı akdeniz, kıyı bahçelerindeki beyaz heykellerin
Geniş caddelerine vuran dalgaları seyrettiği gizemsiz, bildik deniz!
Bütün denizler, boğazlar, koylar, körfezler,
Bağrıma basmak isterdim hepinizi, kollarıma almak ve ölmek! ve siz,
Denizle ilgili her şey, düşlerimin eski oyuncakları!
Bir düzen verin iç hayatıma benden habersiz!
Omurgalar, serenler ve yelkenler, dümenler ve halatlar,
Bacalar, pervaneler, flamalar ve gabya yelkenleri,
Dümen yelkesi ipleri, lombar ağızları, supaplar, yağ karterleri,
Yığın yığın, dağ gibi dökülüyor içimden, kapağı açılan
Bir dolabın içindeki nasıl dağılırsa yere!
Azgın arsızlığımın yağması olun siz,
İmgelem ağacımın meyveleri olun,
Şarkılarımın konusu, aklımın damarlarının kanı.
Sizin güzelliğinizin bağlarıyla bağlanayım dışımdaki dünyaya
Metforlar, imgeler, edebiyatla donatın beni
Çünkü, gerçekte, tam anlamıyla
Omurgası rüzgarda bir gemi benim duyarlığım,
İmgelemim yarı batık bir demir,
Tedirginliğim kırık bir kürek ve
Kıyıda kuruyan bir ağ sinirlerimin dokusu!
Rastgele bir siren sesi duyuluyor nehirden, tek bir siren,
Birden temelinden sarsılıyor ruhum ve
Giderek hızlanıyor içimdeki volan.
...
Denize Övgü-Alvaro De Campos,Fernando Pessoa

Çev:Adnan Özer-Rüstem Arslan

Üç 

No comments:

Post a Comment