Yolculuğum esnasında, iki defa utanç içinde bulundum. Her iki seferde, beni utanç içinde hissettiren, iki insan oldu.
Sordum, kendi kendime mi utanç duygusunu hissediyorum diye. Bana bunu hissettiren bir etken vardı, bu etkeni ilk ben insanında aradım, benim yaptığım benim içinde bulunduğum durum, benim inandığım, benim güvendiğim bir etken mi bunu oluşturmuştu?...
Tüm bunlar, başka insanlara da bağlıydı, 'benim' haricimde.
Mutluluk da işte, tüm bunlardan geçen bir sarkaç.
Onlar benim için fidan ve sonsuzluk olmak yerine, utanc ve haksizlik olmayi tercih ettiler.
Olmak mi onu bilmiyorum, cunku onlarin varligi da bir boyuttan sonra onemsizlesti ve hatira olarak yer etti, bu hatira icerisinde, dolayisiyla bana utanc ve haksizligi hatirlatan yuz, ses oldular.
Saturday, April 16, 2016
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment