
El carino que te tengo
Yo no lo puedo negar
Se me sale la babita
Yo no lo puedo evitar
Elinde kahvesi,sokağa bakıyor.Siyah dalga dalga saçları uçuşuyor.Baktığı sokak o kadar dar ki...Kaldırımdan geçen bir adam var,el sallıyor,işaret ediyor,sokağa çağırıyor.Kahveyi bırakıp sokağa iniyor.Dans etmeye başlıyorlar.Daracık sokaklarda,üst üste kaldırımlarda,renkli renkli evlerin arasında...Sarı,turuncu sonra kırmızı ve pembe ve mavi her renk bu evler,bu insanlar.Bütün sokağı boylu boyunca dans edip caddeye iniyorlar.Arada bir de sokak müzisyenlerine selam veriyorlar.Kapı kenarlarında kadınlar var;o kadar çirkin ama güzeller ki mutlular çünkü gülümsüyorlar.Biz geçiyoruz arkamızdan onlar da dans etmeye başlıyorlar.
Akşam oluyor.Küçücük bir parkın içinde gitarla flamenko bir şeyler çalınıyor.Onu izliyorlar oturup.Güzel bir şarap açıyorlar,baka baka birbirlerine içiyorlar.Fotoğrafçı geliyor,fotoğraflarını çekiyor ve gidiyor.Çiçekler koparmış ona baksana,elinden bırakmıyor.El ele yeniden daracık sokaklardan geçerek eve varıyorlar.
Hergün bir öncekinden daha renkli derken,evleniyorlar.O kadar beyaz ki elbisesi...Havana'da bir akşam,evleniyorlar.
Hergün bir öncekinden daha renkli derken,yeniden sokağa inip dans ediyorlar.Sonsuz ve renkli.
Viva Cuba libre!
No comments:
Post a Comment