Saturday, February 6, 2010

Üç Renk

 Feneryolu'nda akşamın bir saati,elinde pembe patikleri,annesiyle çıktı.Annesi kurabiye sözü vermişti,her haftasonu baleden sonra renkli kurabiyeciye gidilirdi.
Güzel zamanlardı.Renkler parlaktı ve dokunulmazdı.
Kötü bir şey oldu,her şey boğucu,sisli ve gri bir hal aldı.Hergün izlenen bir oğlan çocuğu vardı.Her hareketi bilinir,her hali ezberlenirdi.Renkler bulanıktı.
Çok güzel bir şey oldu;sevdi ve sevildi.Sonra aşık oldu.Sonra sevdi.Sonra bitti.İstanbul'un her saatinde Beyoğlu'nun arka sokaklarında gezinilirdi.Ağlandı,gülündü,kavga edildi,bağırıldı,sarınıldı;sımsıkı sarınıldı.Martı sesleri duydu,güneşi batırdı,sarhoş oldu,yapraklar düştü.Renkler seçildi ve boyandı.Renkler mattı.

No comments:

Post a Comment