''Sizi aralıklı ama derin düşünmekte olduğum şu günlerde,cümlelerinizi tekrardan kuruyorum.Tekrardan anlamaya çalışıyorum,tekrardan dinlemeye...
Savaş sevmediğim halde,ortada mücadele edilmesi gereken bir olgu varsa ve bu bir savaşı gerektiriyorsa,savaş vermeye hazır olduğumu bilirdiniz.
Halen daha nedenini bilemediğim bir sebepten;vapurla geçerken,iki yakayı düşünüyorum,iki yakada iki insan düşünüyorum.Hem varlar hem yoklar gibi.Bir gün eski yüzlerini görüyorum,bir gün şimdiki hallerini.Gördüğüm anda gülümsüyorum.Hatırlıyorum;
Bir gün bir sokakta bir oğlan ağladı,bir gün de karşılıklı ağladılar.
Aynalarla barışık olmayan ve barışık olan iki insan.
Çok kavga etmez miydi,aynaya geçip,kendine bakıp?
Kimi zaman suratını beğenmez,başka bir ifadeyle çıkardı dışarıya.Yıktı sonra,bakar oldu ama halen bitmeyen,bitmek bilmeyen o sancısı...Öfkeyle bakar,birçok şeye izin vermezdi.
Gölge,gölgeleri vardı.
Değiştik,yorulduk,yoruldunuz ve nerdesiniz halen bilmemekteyim.
Son olarak şunu itiraf etmeliyim ki sizi özlüyorum.''
No comments:
Post a Comment