Yani,aklımın baleden sonra gıda boyalı kurabiyelere gittiği,akşam evde,ev rengi içerisinde barbie lego 'evcilik'oynamaya gittiği yaştaydım.
Şimdi yirmi üç yaşındayım
Diyemedim bile,derken aklım sözcüklere eşil edemedi.
Yani nasıl diyeyim yirmi üçüm diye.
Yirmi üç yaşındayım Romalılar,yirmi üç
Yani,aklımın baleden sonra hiçbir şeye gitmediği yaştayım;ne bir ev rengine,ne bir o sıcaklık içinde oynanan oyuna,ne bir kurabiyeye.
Bazen kendimi,dirseği bükük,bileği başına tutturulmuş o yaşa bakarken buluyorum.
Sonra kafamı tüpten çıkartıp,yüzeye çıkıp,tarihe bakıyorum,yaşıma yani,yani yıla.
Ama dirseğimi büküp,bileğimi başıma tutturup o araya bakamıyorum.
Üç nokta koymak istedim.
Sonra,
On dört yaşındaydım Romalılar,on dört
Yani,çok sevdiğim her şeyi bir an içinde kaybedip,aynı ana başka bir aile,değer,ihtiyaç koymaya çalışma yaşında.
Dendi ki,baleye gidemezsin.
Bir düzen kuruluyordu,eğer baleye gidecek olursam,bu düzene ayak uyduramazdım,yani ayak uydurmam isteniyordu.
O zamandan beri düzenli olan her şeye karşıyım ve bazen de karşı değil,sadece ayak uyduramıyorum.
Ara işte.
Ara,aralık mesafe demek,esna demek
Naif bir açıklaması:
Anlamlar
[1] iki şey arasındaki mesafe, uzaklık, aralık
[2] iki olay arasında geçen zaman
[1] iki şey arasındaki mesafe, uzaklık, aralık
[2] iki olay arasında geçen zaman
No comments:
Post a Comment