Friday, October 11, 2013

OL/AN

Olmayacak Olan Olacak

BURADA 
...
Bir sevinçli duyumdan
Ilık bir beklentiye doğru.
Kesik kesik
Sabırsız.
Derken,doldu:
Yayıldı
Güçlü güçlü
Kocaman
Aldırmasız-
Bir gerilimli doygunluktan
Dingin bir sancıya doğru.
Güçlü güçlü
Kocaman 
Aldırmasız.
Şimdi,doğdu:
Patladı
Çığlık çığlığa
Nefessiz
Yırta yırta 
Acımasız.


HAVADA

Burada 
Duvar ile direk 
Arasında asılı,
Sallanıyorum.

Kenarlarım yırtık
Parçalarım sarkık
İçim patlak.

Burada
Geçmiş ile gelecek
Arasında gerili,
Sallanıyorum.

Saatlerim çarpık,
Günlerim çatlak
Yılım yitik.

Sözcükler gelip geçiyor içimden
Anlamsızlığa doğru,
Eylemler geçip gidiyor elimden
Çaresizliğe doğru.

Boşalıyorum 
Burada
Hiçlik ile yokluk 
Arasında.


SOKAKTA

Buradayım:
Yüzyıl oldu.
...
İçimde yaşayan insanlar
Azaldı:
Yalnızlaştım.


KABUKTA

Burada 
Yavaş yavaş
İlerliyorum.

Orada 
Biraz daha kalabilseydim
Isıda,nemde-
Bir gün,bir iki saat,birkaç dakika daha
Belki çıkardım ben de 
Kabuğumdan.

Şimdi 
Kardeşlerim konarken kutularına
Götürülmek için
Beslenecekleri yerlere
Ben 
Daha yaşamıyorum bile.

Oysa canlıyım-
Yalnız kabuğum
Beni ayıran
Havadan 
Yaşamdan.

Oraya 
Biraz önce getirilseydim
Isıya,neme-
Bir gün,bir iki saat,bir vardiya önce
Belki kırardım ben de
Kabuğumu-
Ulaşırdım
Havaya
Yaşama.

Şimdi 
Kardeşlerim yüklenirken kamyonlarına
Götürülmek için
Gelişecekleri yerlere 
Ben 
Yavaş yavaş ilerliyorum
Ezileceğim yere.

Orada
Yaşamadan öleceğim:
Un-ufak edileceğim
Döneceğim yeme
Döneceğim 
Anneme-
...
(benim için pembe eve ithafen)


DALDA

Neleri,kimleri bırakıp ilerlediğim-
Neleri,kimleri anımsadığım,özlediğim
Belli olmayan:
Hiç olmadığım,hiç olmayan
O uyku.
...
Zaten
Tırtılım da kozam da
Olmadı benim hiç-
Kelebeğim,hiç:

Ben zaten 
Hiç olmadım.


BAHARDA

Buradayım:
Genişliyorum.

Uzanıyor dallarım berrak havaya
Yeşil titreşimli,dingin,dolu.
Dalıyor köklerim karanlık toprağa
Koyu gizemli,serin,güçlü.

Buradayım:
Yükseliyorum.

Oysa buradaydım-
Kuruyordum.

Yapraklarımı hışırdatan rüzgarlar
Alıp götürüyordu nemimi.
Gövdemi eğip büken fırtınalar
Sarsıyordu köklerimi.

Buradaydım:
Çürüyordum.

Tepemde durmak bilmez güz yağmurları,
Dibimde birikip duran yeraltı suları.
Dallarım ıslak,köklerim patlak
Yapraklarım sarı-kızıl,ölüm rengi.

Buradaydım:
Yitiyordum.

Ama buradayım:
Dayandım.

Baharın serin esintilerine
Arındırıcı sağanaklara
Ilık ışıklara dek-
Ki bir tomurcuk birikip içimde
Patladı en uç dalımın en ucunda
Açtı yapraklarını,uzanarak güneşe
Yayıldı,dolarak gökyüzüne.

Buradaydım:
Canlandım.
Buradayım:
Yeşeriyorum.

Şimdi özlediğim
Taptaze bir gonca
Büklümleri arasından
Özlediğim
Rengarenk bir çiçek
Açacak,doluluğumu saçacak havaya
Çağıracak bütün arıları
Olgunlaşacak.

Buradayım:
Çiçekleniyorum.

Şimdi özlediğim
Yemyeşil bir meyve
Diriliğinin ortasından
Özlediğim
Dopdolu bir çekirdek
Düşecek,olgunluğumu götürecek toprağa
Çağıracak bütün anıları,
Dolgunlaşacak.

Buradayım:
Oluşuyorum.

Buradaydım:
Yok oluyordum.
Buradayım:
Var oluyorum.

Buradaydım:
Yoktum.
Buradayım:
Varım-
Oluyorum.
(Yeşeren'e önce ad ,sonra adın anlamını bulduğum olana ithafen)


YERDE
...
Olmuşların,olmamışların üstünde
Gökyüzü gibi.


Sen ve Ben

İNCE ELLERİN 
...
Burada mısın-
Düşünüldüğün yerde?
...
Orada mısın?

Ben buradayım:
Kendimi bıraktığım yerde.
Çevremde
Şiddetli rüzgarın
Eğip büktüğü,savurduğu
Anlık düşünceler. 

Burada mısın?

Ben buradayım:
Kendimi tarttığım yerde
Ardımda
Öfkeli yazgının
İtip götürdüğü,attığı
Geçmiş düşünceler.

Burada değilsin.

Ben buradayım:
Kendimi kurduğum yerde.
Önümde
Zorunlu sorumluğun
Batıp çıktığı,yüzdüğü
Gelecek düşünceler.

Oradasın.
Ben de 
Burada.
...
Sessizliğim:
Orada
Duyuruyor mu beni sana
Buradan,
Rüzgarın dalları 
Bir an
Bıraktığı aralarda?

Ara ara 
Dokunuyorum sana
Buradan 
Oraya.


GELDİN

Sonunda
Nasıl yüreğim elemlere
Elim kalemlere,kalemim defterlere
Ulaşmışsa,ulaşacaktım
Ben de sana-
Oraya.


BAK DENİZDEYİM

Yoktun:
Oysa ulaşmıştım sana.
Ben 
Birkaç tatsız tutku
Bir de küçücük neşe
Özledik seni-
Yoktun.

Hiç olmayacak mısın?
Hep bu belirsiz sessizlik mi kalacak
İçimde,sevinçler gelmeyecek mi 
İçime-
Ben 
Birkaç tatsız tutku
Bir de küçücük neşe
Özlerken seni?

Bu sabah 
Senin güneşlerini görürüm diye
Güneşi görmeğe çıktım:

Yoktu-
Yoktun.

Şimdi 
Buradayım:
Uzun zamandır ilk kez 
Güneş ayaklarımın dibinde 
Rüzgar,dalgaların parıltıları
Birlikte
Söylüyorlar seni içimde.

Şimdi varım işte.

Sen yoksun gene de:
Oradasın.

Bense 
Buradayım:
Uzun zamandır ilk kez
Deniz ayaklarımın dibinde
Rüzgar,bulutların pırıltıları
Birlikte
Çağırıyorlar seni içime.

Şimdi varsın işte:
Buradasın.


ORADAYDIK

Sen ve ben.
Oradaydım ben:
Elimde ince sancı.
Oradaydın sen:
Bileğinde ince acı.
Oradaydık:
Bitirdik yazı,güz başladı.

Bir akşamda bitirdik yazı
Rüzgarla.
Bir akşamda başlattık güzü
Soğukla.

Orada
İki akşamda
Rüzgarla,soğukla
Dolaşıp döndük
Başlayamadığımız yerde.

Sen
Yaz biterken
Alnında ince ışıltı
Ilık yaz göklerinin izi yüzünde
Uyuyordun
Orada.

Ben
Güz başlarken
Alnımda ince karaltı
Kara güz bulutlarının izi yüzüme
Uyuyamıyordum
Orada.

Oradaydık:
Bitirdik geceyi,gün başladı.

Bir akşamda bitirdik geceyi
Coşkuyla.
Bir akşamda başlattık günü
Suskuyla.

Orada
İki akşamda
Coşkuyla,suskuyla
Sarsılıp devrildik
Duramadığımız yerde.

Sen
Gece biterken
Gözünde ince ışıltı
Serin gece esintilerinin izi alnında
Uyanıktın
Orada.

Ben
Gün başlarken
Gözümde ince karaltı
Sıcak güneş parıltılarının izi alnımda
Uyanıktım
Orada.

Oradaydık:
Bir akşamda bitirdik sevgiyi
Özlemle.
Bir akşamda başlattık acıyı
Elemle.

Orada
İki akşamda
Özlemle,elemle
Yıkılıp kaldık
Olamadığımız yerde.


Sen
Ben desen
Ben
Sen desem
Ben sen de
Ben de
Sen ben de
Sen de
Ben
Sen
De

Bende sen
Sende ben
De

Sen de
Ben de

Gelip geçici,geçip gidici değil mi
Her şey-horoz ötüşü
Çocuk gülüşü,deniz kıpırtısı:
Her şey-sen ve ben
Gelip geçmedik,geçip gitmiyor muyuz?

Bak:
Uçup gelen beyaz bulut
Pırıldayıp geçen ışık
Yiten akıntı-
Görülmeden
İşitilmeden
Gelip geçen
Geçip giden
Yüzlerimiz,seslerimiz.

Sen ve ben
Yitip giden
Bilinmeden
Yiten.

Gelip geçici,geçip gidici değil
Her şey-sevgi öpüşü
Dinginlik düşü,yürek sızısı:
Her şey-sen ve ben
Geip geçmedik,geçip gitmiyoruz.
...
Sen ve ben
Gelip kalan
Bilerek
Gelen
Kalan.


SEN GELMEYELİ
...
Bu sonsuz ses sürecek,
Sürecek-gelmeyeceksin
(Zonklayan yürek,titrek kalem)
Bu sonsuz ses bitecek,
Bitecek-yazılmayacaksın.

Bu acılı sevgi delecek,
Delecek-ölmeyeceksin.
(Duran yürek,,kırık kalem)
Bu acılı sevgi ölecek,
Ölecek-olmayacaksın.


SEN GİTMİŞSİN

Ben de gidecektim.

Yürüdüm.

Patırtıların üst katına çıktım.
Damlardan ve kubbelerden kurtulup
Batmağa çalışan güneş
Gözlerimi aldı götürdü önce
Sonra battı
Gönderdi gözlerimi geri.

Oturdum.

Kırlangıçlar,hırçın ve arsız
Çığlıklarla uçuyor
Hızla yiten ışıktan daha hızlı
Yuvalarını arıyorlardı.
Martılar,yuvasız ve sessiz
Yükseklerde,kıpırtısız süzülüyor
Geciktirmeğe çalışıyorlardı
Işığın yitişini.

Ama ışık yitecekti-
Sen gitmiştin,
Ben de gidecektim.

Herkes gidiyordu:
Gürültülü,yavaş
Koşarak,sessiz
Aceleci,dingin.

Oturduğum yerde
Bir yeni devinim oluştu içimde,
Bir düşünce parıldayıp gitti içimden,
Geldi yeniden geri-

Sensin yapıtım benim,
Yapıtım benim,
Sen:
Sen olacaksın artık hep içimde,
Hep içinde yaptıklarımın-
Sen olacaksın artık hep içimde,
Hep içinde yazdıklarımın.

Kalktım.

İndim patırtıların alt katına:
Işık yitecekti
Sen gitmiştin
Ben de gidecektim.

Yürüdüm.

Kırlangıçlar,birer ikişer
Giriyorlardı duvar aralarına.
Martılar teker teker
Konuyorlardı kilise damlarına.

Herkes gidecek,
Sen ve ben
Kalacaktık:
Yalnız sen,
Yalnız ben-
Sen gitmiştin
Ben de gidecektim.

Yürüdüm.

Kırlangıçlar susmuştu artık
Kıpırtısız duruyordu martılar
Bir son mor bile kalmamıştı
Işıktan.

Sen gitmiştin-
Güneş batmış
Işık yitmişti:

Gittin ben de o zaman.


Acı Bir Anı 

SEN KONUŞUYORDUN

Sen konuşuyordun-
O zaman geldim
Iralardan.

Sen oluşuyordun-
O zaman geldim
Yavaşlardan.
...
Derin bir göz bakıyordu
Karalardan-
Sen oluşuyordun.

Iralardan
Yavaşlardan
Geldim o zaman.

Duruyorum burada
Hiç gidemediğim yerde:
Hiç gelmedim ki
Gideyim

Kuruyorum burada
Hiç ölemediğim yerde:
Hiç olmadım ki
Öleyim.

Dümdüz uzandım boşluklarda
Varlık kazandım
Akan
Gündüzde,gecede:
Bitmişliklerde
Oluyorum.

Bomboş yattım yokluklarda
Uzam kattım
Kanayan
Güze,yaza:
Yitmişliklerde
Ölüyorum.


AKAN KAN

Ne çok
Ölü
Düşün var senin.

Kırık
Dökük
Gerçeklerin üşüşünce düşüncene
Ne çok
Canlı
Acın var senin.
...


GEÇİŞ

Zaman uzamasın artık.Her
Ses,her söz
Benden geçmesin.

Uzam yayılmasın artık.Her
Adım,her yüz
Benden geçmesin.
...


BİLE

Beynim yıkılmış bir labirent:
Bütün dehlizleri tıkalı
Bütün tavanları göçük
Bütün duvarları çökük-
İçinde yitilemeyecek bile.

Beynim taşlaşmış bir ağaç:
Bütün dalları çatlak
Bütün yaprakları kırık
Bütün kökleri kömür-
Çürüyüp ölemeyecek bile.


EGO

Ben:
Nerelerden,ne zaman
Ne zamanlardan
Bu yana
Boyuna
Çabalayan.

Ben:
Kimlerden kimlere
Ne acılardan
Bu yana
Boyuna
Çırpınan.

Ben:
Çiçekli baharında gençliğimin
Yüreğim umut dolu
Yürüyen.

Ben:
Çelenkli güzünde geçmişliğimin
Yüreğim hüzün dolu.
Duran.

Neler,kimler-
Çabaladığın,çırpındığın:
Ne zamanlar,ne acılar-
Ben-ben
Dediğin?


YER

Anlamı olmalı bir şeylerin
Bir yerde,yeterince
Ararsan-bir anlamı acının
Bir yeri sevincin.

Devamı olmalı bazı şeylerin
Bir zaman,yeterince
Ararsan-bir devam acıya
Bir zaman sevince.

Yersiz ve süresiz oysa
Bir şeyler
Bir yerde
Bir zaman,biz gidince
Aramadan-bir son acıya
Bir son sevincin.


KAPANAN KAPI
...
Yağmur sesi
Martı uçuşu
Hüzün nefesi.
...
Yine
Kapandı bir kapı
Çarparak:
Cam şıngırtısı
...


KULAK VE GÖZ
...
Yarımay
Aydınlıkta:
Ta orada
Dağılan
Anı.

Unuttun mu
Bulutu?


KALIN ÇİZGİ
...
İçine örülmüş,çizilmiş-
İçinde ölünmüş,yitilmiş.
Söylenmeden kalacak gözlerinde
En kalın çizgin
En sarp kayan
Burada
Örülmüş
Ölünmüşş
Çentik
Yitik.


BEKLEYİŞ

Gökleri tutuştururken güneş
Dinelir bulutların ardında
Ak kırık ay

Bekler dinmesini kızıllıkların
Gelmesini karanlıkların
Camların yangınlarının
Dinmesini

Kızıl yangın
Ak kırık ay.

Diner
Bekler.


RÜZGAR

Bu
Sen misin-
O gece
Bizim olan
Odamızı doldıuran,bizi
Donduran,o gece
Perdelerimizi savuran
Gece biterken
Bitkin,dinip
Bizi bırakan?

Evet:
Sensin
Bu.


DALGALAR

Bulutların gölgeleri
Denizi koyulaştıran
Güneşin parıltıları
Oynaştıran.


YAZILAMAYAN ZAMAN

Her şeyi yazarım da
Zamanı yazamam-
O yazar çünkü
Beni.
...
Halbuki
Sıyırıp düşürmüştür
Tırnağımdaki çürüğü
Parmağımdaki yarayı
Kabuk kabuk
Geçirmiş-
Geçerken,sanki
Çoğalta,çoğalta
Yazarak
Beni:
Özenli
Görkemli.

HYPERION
...
Ah!İnsanın yabanıl yüreğine denk bir yurt yok.
Hölderlin


GEÇİP GİDERKEN ARASORULAR

1.
Nerelerden geçip geldim buraya,
Ne denizlerden,ne çöllerden-
Özlemlerden:
Hep aynıyı yaşayarak.
...
Kimlerden gelip geçtim burada,
Ne benizlerden,ne gözlerden-
Özlemlerden:
Hep ayrıyı yaşayarak.

Hep ayrı.

2.
Hep aynıyı ölerek
Geçip geldim buraya nerelerden-
Hep ayrıyı.
Gelip geçtim burada kimlerden-
Bezginim.

Gezgin
Miydim?

Gelip geçmek
Geçip gitmek
İşim.

Bitkinim,
Yorgun gözlerim,sözlerim-
Ellerim
Bitik.

Yitik
Miyim?

3.
İçim kuru.

Bu mu
Onca uğraşın sonu?

Burada
Nerelerden geçip geldiğim bungunluk,
Kimlerden gelip geçtiğim durgunluk-
Olgunluk
Bu mu?

Oldum mu?

4.
Söze çevirdim her şeyimi.
Kendimi çeviremeden.
Yatıyorum şimdi kaykık-
Artık
Öldüm mü?

5.
Bu muyum

6.
Kim miyim:

Kendini hiç aldatamayan-
Atlatamayan
Kendini hiç
Dağ yollarında,çöl kuyularına.

Hep aynıyı
Hep yaşayan
Hep anlayan
Yaşadığın aynıyı hep.

Özlem
Hüzün
Acı-
Kaçıncı:

Ayrı mı?

7.
Kendini hep koyuveren
Salıveremeden kendini hiç-edemeden
Kimsesiz:

Kendisiz.

Kim?

Hep yeniden
Hep aynı-
Ayrı
Oldum mu
Hic?

Var mıyım?

8.
Var mı
Özlediğim hiç-
Oldu mu
Özlediklerim?

Neredeler?

9.
Özlediklerim:
Yumuşak yakınlıkta dilimin sürçüşü.
Soğuk yükseklikte başımın dönüşü.
Islak esriklikte dizimin çözülüşü.
Kanlı sıcaklıkta sırtımın ağrısı.
Yabancı karanlıkta elimin teri.
Bunlardan beri
İçimin dökülüşü,sancısı
Oldular hep
Özlediklerim.

Hep oldular
Benden beri.

Geri baktığımda,
Uçuk,bulanık
Özlediklerim artık-
İleri baktığımda,
Açık,tanıdık
Özlediğim şimdi.

Şimdi:

İki gecelik bir özlem yüreğimde:
Biri patlayış
Biri inleyiş.

İlerleyiş,gerileyiş.

Nasıl çeviririm bunu söze
Şimdi?

10.
Yorgun gözlerim-
Sözlerim
Suskun.

12.
Varım ben
Kendimden beri.

İleri gittiğimden beri
Hep geçtiklerim geçiyor içimden-
Gelemiyor gittiklerim hiç geri.

Dönüyorum.

Eylül 2013'te kütüphaneye eklenen,Eylül hediyesi düşünülen Oruç Aruoba hissiyatıyla












No comments:

Post a Comment