25 Mart'ı bir mavi,
26 Mart'a çaldı,bir iç çekişim oldu.
Akşam yedinin,sekize çalan mavisinden çok;
Sabaha karşı altının,yediye çalan bir mavisi,
Mavilerin en güzeli ve habercisiydi
Bugün Milano'da havanın kapalı ve yağmurlu olacağının.
...yıl olmuş
Dedim.
Acaba bazen iç çektiğimi,
Adını seslice dışıma sessizce içimden söylediğimi,
Bazen derinden,içten aklıma düştüğünü duyuyor mu o da,
Dedim.
Öyle sabahlardan biriydi işte;
Yatağa uzanmak ile yatmak arasında kalmış bir bedenin,
Gözlerini masasına diktiği,
Mavinin önce perdelere vuruşunu
Sonra masaya,eve,yatağa uzanışını izlediği sabahlardan biri.
Bir 26 Mart 2014 sabahı.
Bir daha tekrarlanmaz,
Mavi de öyle.
Tane tane mavinin bütün her yere yayılışını
Sakince izledim.
Böyle sabahlarda bazen
Sanki bir nabızla çıkıyorsun,
Geçiyorsun karşıma,
Benim gözlerim hafif hafif kapanırken
Duruyorsun.
Ben söylüyorum adını,
Hem sana hem maviye.
Öylece bakıyorum bir süre
Sonra uyumaya doğru gidiyorum,
Mavi oluyor sana beyaz
Maviyi kapatıyorum,
Gözlerimi kapatıyorum,
Ara ara açıyorum
Uykuyu yoklarcasına.
Atan nabızlardan biriyle
Dönüyorsun içime
Yutkunuyorum.
Şaşırıyorum,
Nasıl oluyor da tam kalbimin içinde bir yerde
Bir varlık hissediyorum
Diyorum.
Çok düşümüyorum bunu
Bir hissiyat
Gözlerimi açmamak üzere kapatıyorum.
Bir ara.
Sonra,sabah olmuş oluyor,
Mavi çoktan gitmiş,
Başka maviler karışmış,
Kalbim aklım sözüm dilim unutmuş
Uyanmış oluyorum.
Wednesday, March 26, 2014
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment