Düşünüyorum Kabataş'ı, Gümüşsuyu'nu, Beyoğlu'nu; Emirgan'ı, Çukurcuma'yı, Karaköy'ü...ve onlarla beraber olduğum zamanlarda, geçtiğim yerlerini. O geçtiğim yerlerde, durduğumu, oturduğumu, orada olup, orada bu şeyi aradığımı düşününce, huzurlu oluyorum, sakinleşiyorum. Sanki beni bir şeyden kurtarıyorlar. Bazen, bazı şeyler ve bazı insanlar için oh iyi ki varlar diyorum, iyi ki onlar var, yani en azından onlar var. Bunu kendime söylememin sebebi, huzursuzlukla kaplı olduğum günlerde, onların beni kurtaracağını biliyor olmam, kendi kendime telkin, kendi sırtımı kendim sıvazlamam. Aslında bu çaresizliğin, ümitsizliğin, huzursuzluğun çözümü çok basit.
Hakla ilgili alıp veremediklerim var; haksızlıklar ben küçükken başladı, herkesin dünyaya gelişi gibi, ama ondan bir parça farklı, o parçada benim hayatım oluşundan kaynaklı.
Hakla ilgili alıp veremediklerim var; haksızlıklar ben küçükken başladı, herkesin dünyaya gelişi gibi, ama ondan bir parça farklı, o parçada benim hayatım oluşundan kaynaklı.
Yazamıyorum.
No comments:
Post a Comment