Monday, April 6, 2015

Sanki

'sabah uyandırıldığında pazartesiydi
bunu iyice bildi, ağzı çirişli
yersiz, ürkek, yeni yaratılmış gibi
....
yenilmenin tohumunu taşır her pazartesi
çünkü yoktur dağların ve yaratılışın öncesi
insan uzatır ellerini bir perdeyi çeker

ve pazarsızlık kişiyi şaşkın eder
siner buğular gibi düşüncemize
her şeyin en haklısı en incesi

beklemek bir tepenin mutluluğunu
bir acının yakıp geçmesini beklemek...'

Turgut Uyar-Yenilgi Günlüğü

kurutulmuş bir çiçektiniz sanki, göğünüzü getirdim
karşılıklı bakışan sulardan ve en iyisi
sırmayla süslenmiş bir eski zaman ceketi örttüm
üstlerinize
ısındınız, uyudunuz, ölmediniz gülümsemeyle
uzun bir araba atlarını itiyordu ve
size baktım.
yaprağın bir soğuku sadırgayan yeşili ancak üstümüzdeydi
durmadan karanlıktan uykunuz uzuyordu, sıcaktan
uyuyordunuz...
ve evler birbirlerinden eskirlerse
ve eskiden olmak tükenirse,
ve yalnızlığınızın bütün yakılmış mumları erirse,
ve sırmalı uykudan usul usul uyanırsanız
korkmayın...
o zaman lokantalar var daha başka
akşamla. ve dindiren şarkısı kendi olmanın
büyük ve kesin cezalanışı yani sevincin
uzun içkilerde, uykulu zehirlerde, bir yıl sonrra ve her yerde
yaşamak yani,
bağırmak, gürültüler, geçip gitmesi bir beyaz resmin ve 
çökmek, 
sizi titreten taşra aydınlığı yahut birdenbire
karışıp yalanışıltısına yaşamanın hani...
solgun gece ve o su
ve o çıplanmış bedenlerin sonu gelmez buğusu
sizi alır ve bırakırsa,
sizi bırakırsa
korkmayın...
o zaman uzun antikacılar var gene ve onların dükkanları
kullanılmış takvimlerden artan hüzünler
sizi alır götürürüm, yirmidört parça tentene alırsınız

örtünürsünüz.

Turgut Uyar-Uyanınca Üşümek

No comments:

Post a Comment