Monday, September 22, 2014

Sopravvivere

Yaş yirmidörtte bir takım enerji veren vitaminler; uyumamak, hayatta kalmak, diğer ve ben de dahil tüm sıkıcı insanlar gibi işleri yoluna koymak, sabah sekizde uyanmak, günü her neyse işin o işle geçirmek ve gün içinde enerjik olabilmek, akşam normal normal onlarda uyumak için.

Yaş yirmidörtte, aç ve kimsesiz insanları görüp, aslında içten içe bana da olabilirdi insani empatisi ve kaygısıyla, fazla para harcamamak dolayısıyla yeri gelince veya gelirse sefa pezevengliği yapmak, yapabilmek.

Yaş yirmidörtte, ne çok zengin insana ne çok fakir insana, sosyal sınıf kavramlarında dolaşmadan, kendi ihtiyaç ideolojini kurmak. İnatla iphone almamak, ihtiyacım olduğunu düşünmemek ve toplum tarafından yalnızlaştırılmak ki bu çağda toplum dediğin, o mini minnacık yalnız insanlardan oluşan topluluk.

Yaş yirmidörtte, sanat yapıp ihtiyacına göre kazabileceğini düşünmek , allahın cezası umudun kendini hissetirişi, Umudun hayatta kalmayı zorlaştırması, umutsuzluğun da bilmukabele ve hırsın da azının çoğunun aynı kapıda oluşu.

Neyse...
Bugün ki konu enerji veren vitaminlerdi. Insomma, resmen hayatta kalabilmek için, gün içinde uyumamak için doktorum- parafarmacianın saçları kısacık en organik eczacısı doktoru-enerji veren, doğal bitkilerden üretilmiş tadı iğrenç bir şurup verdi. İçinde Çinlilerin şu çok sevdikleri ve sağlık sektöründe kullandıkları bitkiyi görünce, çocuk vitamini alsam olmaz mı, dedim benim organik doktora. O da saolsun, olmaz, dedi. Alt cümlesi, sen artık yirmibeşe doğru gidiyorsun, tansiyonu, nabzı, kanı ...onlar yetmez sana, vücut kafa ağır , dı.
Tamam, eczacı doktorumu çok sevdiğim ve ona güvendiğim ve onun her zaman beni iyileştirdiği için, bu iğrenç şurupsu vitamini aldım ama, bu eczacı doktorum olmasaydı, ne kullanıcağım öyle şeyler enerji için deyip uyumaya devam edecek, böylece ayları yılları götürmeye çalışacaktım. Değişen bir şey yok, yine götüreceğim ayları yılları -belki- ve uyuyarak, uyumayarak ama soru şu neden ihtiyaç duyalım böyle şeylere? Dünya böyle bir yer mi? Bu sorum hem sosyolojik, hem bilimsel hem psikolojik hem de fizyolojik bir sorudur. 
Yorulursak uyuruz. Yok, uyumamam lazım, normal normal yaşamam lazım diye, haplardır, şuruplardır, kafeinlerdir, spalara gitmelerdir vs vs...Normal olan insanın acıkınca yemek yemesi, yorulunca uyumasıdır. ama tüm insanlar böyle yapsa, hop açlık hop hiyerarji hop bürokrasi aman o şu bu nerede?
Şu kayalar, denizler nasıl hayatta kalıyor böyle dipdiri, ki onlar sürekli uyuyorlar, arada bir depremdir, tsunamidir böyle hareketler içerisindeler sadece.
Bugün yine anlamadığım şeylerleyim. Bir iki saate günlük şeyleri yapınca unuturum, normale'dönerim.

No comments:

Post a Comment