Wednesday, August 21, 2013

Saklı


uyurdum, 
dokunduğum camlar kırılırdı derinliğinde uykumun. 
nil, gözlerimden geçsin diye 
güne kirpiklerim kırılırdı. 
oysa, saklambaç oynayan bir çocuktu büyüttüğüm; 
babasının dudaklarına sıkışmış ve unutulmuş... 

sobelendim, saklandığım saydam düşlerin ardında. 
sunacak başka bir şeyim yoktu, bir çocuğun 
bayram sabahındaki beklentisini sundum yaşama 
ve tedirginliğini oğlu savaşta bir annenin. 
uzak ezgisini dinleyerek bırakıp gitmelerin. 

nil güne akarken şubat gibi biriktim; 
dört yıl topladığı acısını 
yirmidokuzuncu adımında gösteren. 
ve çıktım yaşama 
onun sakladıklarını sunarak saklandığım yerden. 
sonra kendime dönüp dinledim 
yeniden acılarıma sordum: 
yaşamın neresinde saklanmalı ozan, 
yada nasıl saklamalı yaşamı?

Eklemiş :
"daha ne kadar dayanabilirdim, herkesin bir başkasının acısı pahasına mutlu olduğu yaşama?"

Zafer Ekin Karabay 

No comments:

Post a Comment