İstanbul toplan gidiyoruz!
İstanbul kökten değişimler geçiriyor,buna gönlüm dayanmıyor.
Kusura bakmayın ama öncelikle,İstanbul'u,sonra Türkiye'yi yanıma alıp,kendime bir orman kurmak istiyorum veya bir başka yaşam alanı ve orada,İstanbul ve Türkiye'nin doğal kaynaklarını,tarihi unsurlarını,dokularını sonsuzlaştırmak;korumak,onarmak istiyorum.
Harddiskini bile yedeklemeyi düşünen biri için,tarihi,emeği olan bir yapıyı,dokuyu bozmak ağır geliyor.
Tüm bunların ben de elbette yaşanmışlıkları olduğundan da,duygusalım ama duyguları,duygusallığı bir kenara bırakıp;biraz bilgim,algım,gözümle bu değişimlere bakmaya çalışıyorum.Değişim belki ama,bunların bir dönüşüm olduğunu düşünmüyorum.
Ara sokaklardaki bir çok yapının,evin,'dükkan'ın,Rum dokusunun nasıl globelleştiğini,ezilip yıkılıp nasıl kapitalist dünyaya katılarak otel olduklarını,'büyük alışveriş merkezi'olduklarını bizzat gördüm.Bunların önceki halleriyle şu an ki hallerinin arasındayım işte;AKM 'ye ben yedi sekiz yaşımdan itibaren giderdim,Tarlabaşından okul servisimle geçerdim,Emek Sineması'nda film izledim,İnci'de profiterol yedim;nacizane kullandığım lavanta kolonyasını Rebul Eczanesi'nden almanın yanı sıra eczanelerimden biriydi Rebul Eczanesi,Robinson Crouse 389'dan kaç yıldır kitap aldım,Galata Kulesi'nde küçüklüğümden beri bulundum ve tarihini her orada olduğumda bir daha bir daha okudum;bugün otel olan birçok Beyoğlu ara sokak binasını fotoğrafladım,kapı girişlerinde oturdum,içlerine girdim...ve daha niceleri ve bunların benim gibi,başka insanlarda da olan öznel tarafları.
Şimdi biz burada;bir şehirden,tarihten,emekten;dokudan,yerleşimden,yaşanmışlıklardan,anlardan bahsediyoruz ve global dünya,bir sıfatlı devlet politikaları,medya,teknoloji ve kapitalist materyalist bu dünya,bugün gelip bu anların anlıklarını bozuyor,üstlerinden geçiyor,koruyamıyoruz ama,iyi ki fotoğraf var.Ben en azından bu şekilde,bir korumadan bahsedebilirim.
Bugün,2003-2004 yılında çektiğim Beyoğlu fotoğraflarına bakıyorum,İstiklal Caddesi yayalaştırılmadan önce minik ağaçları vardı,bunları kaydetmişim,fotoğraflarımda korumuşum mesela.Aynı şekilde,bu yukarıda bahsettiğim birçok yeri de böyle kaydedip,koruyup sakladım;saklamışım diyoruz işte zaman geçince.
Korkuyorum,bu şekilde yok olacağını öngörebildiğim birçok yer var ve kaygının yaratacağı panikten,hızdan kaçmaya çalışarak,sakince bunları da korumayı hedefliyorum,en azından kendi bildiğim yolla,kendimce.
Daha birçok saklayıp,sarmalama yöntemi de mevcut ama imkan,şartlardan bahsetmem ve dahi,şartların uygun olsa da,hunharca yürüyen poltikadan söz etmem gerekir o vakit.
http://bianet.org/bianet/yasam/156727-rebul-eczanesi-nin-alti-avm-ustu-otel-olacak
Friday, June 27, 2014
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment