Wednesday, June 4, 2014

Şekerleme

a volte qualcosa zucchera la mia giornata...
 Tam olarak başlığın hakkını vereceğim şimdi,hiç üzülmeyin.
Milan'a dönünce,kendime şeker hastalığı teşhisini tamamiyle koydum ve öğleleri uyuma isteğimi de buna bağlayarak,artık kafam rahat çünkü açıklamam var:ben tembel değilim,ben bir şeyi unutmaya çalışmıyorum;ben uyuyarak,zamanı bir an önce geçirme derdinde değilim,benim şeker hastalığım var.
Oldu mu?Güzel mi?
İstemediğim bir bölümü okumak,denizden ayrı bir şehirde dört yıl geçirmek beni değiştirdi.
...
 Eylül neden bir bayan ismi?Bulut olsa,Eylül olsa,Nehir olsa mesela.
Birkaç ismim daha var,ileride bunun kararsızlığına düşer miyim,beş altı çocuk mu doğurmam lazım gelecek?Nasıl seçeceğim bu isimleri,nasıl karar vereceğim?
Yine neler diyorum.
Diyeceğim bu değildi.
...
 Bir Sıra Dil Balığı

Benim onlara anlattığım şeylerde,
Yol hazırlığı eskimiş kağıtlar yakılan bahçelerde,
...
Yol hazırlığı kişisi sonsuz olan gözlerde.
Her gün saçlarımız uzuyor,bir takım istasyonlardan geçiyoruz,
Bu sanki olağandır ve böyle.
...
Dönüp dönüp arkamıza baktığımız
Bu tozları yeni alınmış sessizlikte,
Bir çift uysal bıçaktır saplanmış gövdemize
Ağrısız, dingin, paslanır ayaklarımız.
...
ve umut kesilir de bir gün ölümle artık
En uzun mektuplardan birkaçı çekmecelerde.
Var mıydık? belki... biraz
Bir sıra dil balığı kesiksiz eylemlerde. 

Edip Cansever

No comments:

Post a Comment