Saturday, January 31, 2015

Düşlemin Basamakları

 İşin en kötüsü de ne olacak biliyor musunuz?
Eylül'de, Milano'da, yalnız olacağım. Herkes gitmiş olacak, yıllarımı geçirdiğim herkes.
Bir de üstüne üstlük Eylül'de.
Eylül'ü geçirirsem,
Ekim'e alışmaya çalırsam,
Kasım'a alışırsam,
Aralık'a artık hazırsam,
Kış geçer belki, o insanlar da, yıllar da geçer.
Lakin Eylül'de tüm hafızayı, yılları, zamanı, tenleri, sesleri, elleri silmek en iyisi olur.
Eylül'de, Eylül'ü hem geçirmeli, hem ona alışmaya çalışmalı hem ona alışmalı hem ona hazır olmalıyrım.
Belki de, Ağustos'ta başlamalı her şeye.
Yani Eylül'de ölüm gibi bir şey olmalı ama kimse ölmemeli, en çok da ben.
Ağustos'ta başlamalı her şeye.


Yarın günlerden ağustos böceği
Sen hep önden git
Gözlerindeki bilinmezlikler gibi.

Sen süreksizliğin imgesi
Sen arkada kal
Cam, kaya, put, masal öncesi.

Yarın günlerden taşkınlığımızın yüreği
Sen benimle ol
Boşluğun kuşlarla hafiflemesi.

Serçe balkonunun sevinci
Sen hep önden git
Tanıdık bakış dudağının ucundaki.

Yarın günlerden yorgunluk çiftliği
Sen arkada kal
Kaderimin lodos böceği.

Yüreğimin daha az karanlık güneşi
Sen benimle ol
Uçurdum gözlerindeki çiçeği.

9 Eylül 2014. İlk kayıt.

No comments:

Post a Comment