Yakaladı gözümü
Derken göründün sen-
Kaç martı var
Alnına eşlik eden
Sana dalgalarla takırdadı o söz,
Reddettiğim, geçti yanından
Öteye,
Taş hışımıyla savrulan bir kapı artık
İtiraf et onu
Olgunlaşmadan doğmuş geceye.
Çok sevdiğim bir Paul Celan şiiri ile açılıyor, Kesik Esintiler'i Oruç Aruoba'nın.
Bir İstanbul ziyaretinde, kütüphanede yeniden bir Oruç Aruoba'ya rastlandı.
Yaşam durakları-
Hiç uğranılmayan.
Gidemez miydim?
Yağmur yavaşlayınca
Hızlanır mı açışı
Çiçeklerimi-
Çilelerimin
azalır mı acısı
duraksayınca
yüreğimin atışı?
Aç
At.
…
(Damlaların Patırtıları)
…
Birden bir
Kuş patlaması:
Kanat kanada
Çırpınış.
Takla.
Peşpeşe
Süzülüş.
Sandal:
Yavaş küreklerle
Geçip gitme.
Güneş aldırmaz
Kanatta, kürekte
Pırıldamasına
Batarken.
Uç.
…
(Akşamüstü)
…
Onca gürültü arasında
Kim
Düzgün yürüyebilir
Ki
m-
kaç
tığın-
kim
ki?...
(Yokuş Aşağı)
…
Açık
Işık
Kırık
Yürek-
Devrik
Şiir:
Yitik.
Yit.
(Hıc Et Nunc)
…
Neden
Geçer
Zaman?
…
(Kesik Esinti)
Ağacım yaprak atar-
Bahardır.
‘bülbülleri
Nalan ider’
Kopmuşluk
Bu
Mu?
Sürgün de verir-
Kurur da:
Zamandır.
Zaman:
Alan
Atan-
O
Gelince
En ince
Hece
Kırılır.
‘Aşıkları
Hayran ider’
Kır-
Kıştır.
Kış-
Geçmiştir.
Unutulmuşluk
Bu
Mu?
…
(Ya İlahi)
…
Sözün
Söylen
Diğinde
Senin de
Bulutlanır
Mı
Gözün?
…
(Göz ve Söz)
…
Karşımda
Çerçeveli deniz-
Beyaz köpükleri
Lacivertlerden geçip
Kumun sarısına ulaşana dek
Mavilerden atlıyor.
…
(Mumun Söndü)
Anlamsız
Ak.
Sızlayan
Yangın.
Akan
Lav.
Volkan
Değilsin
Ki:
Yanan
Kanın
Değil.
‘merhaba’
Gördüğün
Düş değil:
Ger
Çek.
Düş.
(Kav)
Ben
Sınırlarımda
Gezerim hep-
Bahçe kapım
Oynar.
Sen
Geleceksen-
Gireceksen kapımdan-
Sekmeden
Geleceksin.
Çekincesiz
-yalnız.
Yalnız:
Sen
Geleceksen.
Sen.
Yoksa
Yok:
Oynar
Kapım
Sınırım-
Kapanır
Sın
Sen.
Sen.
(Sınır Kapısı)
Sayıklamalar'dan
Yitirdiklerim
Yerli yerinde-
Ya yusufçuk?
-yok!
Yeşil yapraklar yeniden
Yazın yakıcılığından
Yakınıyor.
Yoktum ya
Yıllar yığılırken:
Yavaştan yağan yağmur
Yaslanılan yaslı yürek
Yavaşlayan yoğun yeis
Yorgunluk:
Yöneleceğim yeni yol
Yaşatacağım yeni yaşam
Yazacağım yeni yazı:
Yine
Yok-
Ya!
(yok)
Korumağa çalış onları, şair,
Alıkonabilenleri az da olsa,
Sevmelerinin görüntüleri.
Koy yarı gizleyerek deyşlerine;
Tutmağa çalış onları, şair,
Uyandıklarında beyninde
Gece içinde, ya da öğle parıltısında.
Kavafis-1916 Mavrokordato
Zamanın geçmediği yerler de var
Hep araya girer öylesine yaşananlar
Ama yaşam her sonsuzlaşmasını
Hiç yitirmediği anlarından anlar.
Hani'den
I.
Şİmdi
…
K
İmdi
O
?
Ara
Ma
Dığım.
Gide
Me
Diğim.
Kır
Illdığım.
Dök
Üldüğüm.
…
Bile
Me
Diğim.
Göre
Me
Diğim.
…
Yan
Ma-
Kan
Lı
Yan
Gın:
Tutuşturur musun beni
De-de:
Kızıl kızıl
İçiniçin
Yanıyor
Mu
Yuz?
…
Ş
Aşkınım hala-biliyorsun:
Şaşmalarım ta ne zamandan-
Sürekli ve sonuçsuz.
…
Yokluğun kıyısında duruyoruz
Sönük gözlerimiz, yanık ellerimiz
Hiçliğin düşünü kuruyoruz
Serin sözlerimiz, gergin tellerimiz
Le.
II.
Hani
2.
Sana aldırmaz; öyle hemen de çıkıp gelmez sana, sen onu ne denli bekliyor olsan da. Senin beklemen : bir boşunaklık duygusudur yalnızca; gerçekler içinde hayallerin; olup-bitenler içinde olamayacakların düşlenmesi-boyuna ve boşuna bir düşüş-oysa o, gelişmektedir. Sana doğru. Sen hiç bilmeden-beklerken, bilmeden.
Senin beklediğindir o; ama sen, bilmiyorsundur. Gelmeyeceğini sanarsın. Yıllar geçtikçe, hatta, hiç gelmeyeceğini bildiğini sanarsın-yıllar geçer, emin olduğunu da sanarsın, artık hiç gelmeyeceğinden.
Senin beklemen: hüzünlü ama dingin bir umutsuzluktur; bir an önce bitirip gitme isteği çökmüştür üzerine-hatta bitiremeyeceğini de bildiğin birçok şeye aldırmasızca ve umarsızlıkla girişip, hepsini yarım bırakıp gitmek, bir ayartı kadar keskindir artık.
-Yaşamının anlamı bulunmamıştır, bulunmayacaktır- o, gelmeyecektir-ya; sonuçsuz bir son olarak, ölüm, gelebilir, artık, işte…
BUĞU
Geliyor
yavaş
yavaş
camda
n.
Ayırdedemiyorum
İçimdeki kıpırtılarla
Dışımdaki tangırtıları;
Yaptıklarımsa, hep yanılgılarda
N, yanılgılar.
Yan
Il-
Ne
Nas
Il
Birleştiremiyorum
İçimdeki kopukluklarla
Dışımdaki bozuklukları;
Yazdıklarımsa, hep yansılarda
N, yansılar.
Yans
Il-
Kim
Nas
Il.
7.
…
İki harita kurarsın kafanda : zamanda ve uzamda, ikinizin gidiş-gelişlerini saptayan-şu kadar yıl ve o kadar yol içeren iki harita…Üstüste konduklarında-konabilselerdi-, bilmeden ve bulamadan birbirinizin yanından gelip geçip gittiğiniz yerleri, ulaşamama ve dokunamama noktalarınızı belirleyecek…
9.
…
Hiç umamadığın anlamlılık-yaşamının tam anlamı işte…
Ne çok dağıldın oysa, o günden-öncesinden de-bu yana, ne çok koptun ve parçalandın-
No comments:
Post a Comment