Tuesday, January 6, 2015

Kasım

Anneannemin gülüşü, benimkine hiç benzemiyor, bazen de çok benziyor; uzağa bakışı benim de uzağa bakışıma benziyor.
Birçok şeyi de çok benziyor, babamın, annemin, babannemin, dayımın, halamın, dedelerimin de birçok şeyleri benim birçok şeylerime benziyor.
Bir ara uzun uzadıya yazacağım bu şeyleri...
Ki zaten anlatıyorum, yazıyorum da...ama devam  edeceğim
Şimdilik,
 anneannemin gülüşü yüzümden hiç gitmesin istiyorum.


'bazı anlarda yüzün aldığı bir ifade, sevenin belleğinde sonsuzlaşır,
 insan o ifadeyi her şeyden çok daha fazla özler.
o yüzün sahibiyle günün birinde darıldıktan, ayrıldıktan, hatta ondan nefret ettikten sonra bile, o ifadeyi özler. bir andır o ama bütün zamanlara siner'


'Yaşadığımız ve geçip giden her an ömrümüzün sayfaları arasında sıkışmış bir çiçek gibi sararır solar.
Sonra anımsarız; renkler, sözcükler, kokular, zihnimizin derinlerinde kristalleşmiş duygular.
Anımsadıkça onları yeniden yaratırız
Tekrar tekrar.
Her seferinde biraz daha değişirler.
Gerçeği unutup artık anımsadıklarımızla avunmaya başlayınca anlarız ki 
Koskoca bir hayat geçip gitmiş içimizden..
Geriye garip, hüzünlü bir boşluk kalmış…
O zaman başlarız anlatmaya,
Başkalarının anılarında yerde yer edinmek, orada yaşamak için… '


No comments:

Post a Comment