Zor bir dil seçtim Romalılar.
Akdeniz de zor.
Zor, burada, bir yorum olarak, kullanılmıyor.
Onun kendi başıyla çok fazla kalmaması gerekiyor.
Bir kapı çarpılışı, bir gök gürültüsü, bir şimşek çakması, bir su sesi onun bu yoğun konsantresini bozması gerekiyor.
Çok düşünüyor. Bazı şeyleri.
Düşünürken de, huyu bu ya, unutuyor. Unuttuğunu unutup, dosyalara, bunu da yedeklemiş oluyor.
Sonra bir gün, kapı pencereyi açıyor, ev havalanıp uçuşan perdeler uçuşurken, birçok dosyayı kağı dışarı ediyor. Oh diyor, oh, rahatladım.
Sonra, iki gün, üç ay geçiyor, kapı pencere açılıyor, tekrar atılıyor her şey bir hızla ve yerçekiminden uzakça.
Birlikteliklerde, ailelerde, toplumlarda tüm bu davranış ve düşünceler, bir başka icat ile karşına çıkıyor bazen de fark etmiyor, çok severse. Sevince.
Yaşamak diye buna mı diyoruz? Yani, unuttuğumuzu unutup, sevinci yaşamaya, acıyı yaşamaya, hani banyoda yeni açılan sabunca, mı yaşamak diyoruz?
Dönemsel sorgu.
Sonra bir gün çıkıp diyor ki, seni düşündüm ve tüm bu gri ve kapalı havayı ne çok sevdiğini hatırladım. Evcilleştiriyor beni. Ama arkadaşız biz. Güzel arkadaşlar, Akdenizi öğreniyoruz beraber.
Yine de dostlarımızın, arkadaşlarımızın, sevgili lerimizin, anne babamızın bu tip cümleler kurması iyi mi bilmiyorum? İnsanı duyarlı, kırılgan yapıyor. Bu da hep bahsettiğim şefkatin başka bir boyutu bir nevi...
Keşke hatır diye bir şey olmasaydı, yaşasaydık beyaz sabunca ve yıkanıp, yani yaşanıp, gitseydi.
Bazı insanlar var, terazinin hep bu tarafında oturmayı başarabiliyorlar, onlarda pek tümör de olmuyor.
Öldüğün anda bile hatıra var: ' çok iyi insandı..'
Yani beyaz sabunca ölsek, yaşasak ölmeyi bitse olmuyor mu? Biri öldüğü zaman, insanlar anlaşmış gibi hep bir ağızdan hayat devam ediyor cümlesini kurarlar ve bunu, mevlut, helva, kahve faslında, gece boyunca tekrarlar. Hatırayı hem uzatıp hem onu bölmeye yakmaya çalışırlar. İnsan kimyası ve duyarlılığı, beyaz sabun olamaz o an da. gece boyunca, sabahı boyunca o insanı düşünür ama ironin içinde düşünür; çünkü kalkar nefes alır suratını yıkar konuşur aranır yaşar yani ama hatırında o vardır, onlar,.. vardır.
Devam edeceğim, dedi.
Tuesday, February 17, 2015
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment