Sert surat ifadelerine sahip,ama ben birgün onların yumuşayabildiklerini de gördüm.Kendisi,bana birgün gülümsemiş bulundu.Bir keresinde oğlanın yazısı diye bir yazı yazmıştım.İşte onu belki biraz anlatabilirim.
O bana göre,pek güzel ama dışarıdan bakıldığında,çok yabani ve sessiz.
Kendine bir dünya kurmuş,o dünyayı da kendi gibi saklıyor,aynı kazağı gibi siyah ve derin bir hayatı var.Az konuşuyor,hoş gülüyor,baktığı zamanda ıssız ve derin bakıyor.
Beni bu gömülü hayatının içine çekti,evet,ama çizdiklerinde beni görecek kadar değil;ben de böyle bir sorumluluğu alacak kadar umutlu değilim artık.Dolayısıyla sadece resim çizip duruyoruz;görüşürken,buluşurken,sigara,kahve içerken;sohbet ederken,ders dinlerken,parka gidip ağaçlara bakarken,koşarken...
Başlayayım mı yine?Aslında ikimiz de mutsuzuz,aslında ikimizin birbirine ihtiyacı var,aslında birbirimizin bu mutsuzluğunu paylaşabiliriz...:)
En son,sigara içerken çok üşüdük ama birbirimize sarılmak aklımıza bile gelmedi ama gülümsemekten çekinmedik.Aklıma gelmezdi çünkü ben sarılmayı sevmem,o da ısınmayı.Bazı şeyler doğallığında güzel o yüzden:
Kurt ve kızın hikayesi başlıyor.
Sunday, December 5, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment